42-0-in-gercek-sorumlulari-245330-5

EYOF (European Youth Festival) Avrupa Gençlik Festivali Erzurum’da yapılıyor.

Normal turnuvalarda kategori olarak çok aşağılarda olduğumuz için katılma hakkımızın olmadığı birçok müsabakaya ev sahibi olarak katılma şansını buluyoruz.

Bu anlamda U18 Buz Hokeyi Milli Takımımız dünyanın en üstün takımı olarak nitelendirilen Rusya ile karşılaştı ve maçı 42-0 gibi bir skorla kaybetti.

Eski bir sporcu ve antrenör olarak bu sonucu okuyunca medyayı daha bir dikkatli araştırdım ve tam tahmin ettiğim gibi yarı cahil tabela yazarlarının alaycı yorumları ile karşılaştım.

Dünyanın en iyisi olan Rus Milli takımı ile bizim 16-17 yaşındaki takımımızı karşılaştırmanın büyük bir haksızlık olduğu meydanda. Şimdi kendini çok uzman zanneden tabela yazarlarını çok fazla kaale almadan asıl konuya gelelim.

Tamam, Ruslar yürümeye başladığı zaman patenle kaymayı öğreniyor, bu maç da bizimkilerin ilk uluslararası müsabakası falan ama ortada skoru dikkate almadan incelememiz gereken bazı gerçekler var.

Ankara, son on yılda 18 stadyum inşa etmekle sporda ne kadar iyi işler yaptığının propagandasını yapıyor. Soruyorum: Olimpik bir ülke olmaya çalışan Türkiyemiz için kaç tane atletizm pisti yapıldı? veya Bisiklet Veledromu? Veya Kürek Parkuru? Veya Yelken Kayıkhanesi veya, veya… sürüp gidiyor.

“Olimpiyatları alacağız” diye alt yapısı olmayan boş bir hayal uğruna milyonlarca dolar harcandı, insanlar “Türkiye’yi temsil ediyoruz” diyerek dünyayı dolaştı, sonuç ne oldu?

Ülkemizdeki gerçek şudur: Belediyeler halktan toplanan vergilerle halkın spor yapması için tesis ve eğitmen yatırımı yapmak yerine profesyonel futbol takımlarına milyarlar harcamaktalar.

Bunun ülke sporuna beş kuruşluk faydası yok. Amatör kümede oynaması gereken topçulara çuvalla para kazandırmak ve boş tribünlere oynamanın ülkeye faydası olmadığı gibi aslında belediyelere de faydası yok. Sadece o belediye kulübün başkanlığını ele geçirerek statü sahibi olmuş birkaç kişi ve bu yazıyı okuyunca bana çok kızacak olan yakın çevresi sahte bir saygı görüyor, bu da onları tatmin ediyor.

Bu şekilde gösteriş için harcanan paralar halkın spor yapması için harcansa, amatör olimpik spor branşları desteklense, halka açık tesisler yapılsa, spor kursları açılsa daha iyi olmaz mı? Belki yetişen gençlerin arasından yetenek sahibi birini bulur, on yıl sonra olimpik madalya sahibi oluruz.

Bunun planlanması ve yatırımın yönlendirilmesi için ille de Amerika’yı yeniden keşfetmek gerekmiyor.

Komşu ülkelere bakmak, onları örnek almak yeterli.

Ankara’nın vizyonsuz yönetiminin misyonu işte ancak bu kadar olur. Tabelacılara reytingi bol haber yapma fırsatı doğar, biz de için için üzülürüz…

Reklamlar