Başlangıç

BİR TIP ŞEHİDİ: DR. RASİH EMİN ARLI

Yorum bırakın

BİR TIP ŞEHİDİ: DR. RASİH EMİN ARLI

Daha fazla

Reklamlar

ARNAVUTKÖY’LÜ AMATÖR BİR BALIKÇININ ANILARI

1 Yorum

ÖNSÖZ

Boğaziçi’nde, deniz kıyısında bir evde doğup kürek, olta, balık ve yüzme gibi nimetlerden faydalanmayan azdır. Ben de o şanslı insanlardan biriyim. Daha ilkokulda okurken yaşıtlarım top oynar, bisiklete binerken benim sandalım vardı. Arnavutköy koyunda yüzmeyi, kürek çekmeyi, balık tutmayı, dalmayı, akıntıyı, rüzgarı, fırtınayı öğrendim.

Küçük yaşta kürek çekmeyi öğrenince de uygun yaşa geldiğimde doğal olarak kendimi kürek sporunun içinde bir yarışçı olarak buldum. Sporculuk bana arkadaşlık, takımdaşlık, kazanma azmi, irade gücü, mental dayanıklılık gibi tüm hayatımı etkileyen özellikler kazandırdı. En büyük şansım da Galatasaray gibi bir kulüpte spor yapmak oldu. Kitabı okurken bu konuda nasıl gurur duyduğuma defalarca şahit olacaksınız

Kürekçilik hayatımda kazandığım çok değerli arkadaşlıklar bu kitabın yazılmasında da etken oldu. Yıllarca beraber şampiyon olduğumuz takım arkadaşlarımdan Erdal Günsel ve Mehmet Ayata kıymetli resimler ve anılarıyla kitabımı süslediler.

Kürek takımından arkadaşım Arnavutköy’lü Toros Hakgör yaşadığı çocukluk günlerinden hatırladığı kadarıyla Arnavutköy Beyazgül Caddesindeki dükkanların mükemmel bir krokisini çizip o tarihlerdeki esnafın isimlerini yazdı.

Sarrafburnu 1 numaradaki komşumuz, Özcan Kalaycıoğlu Ağabey anılarını anlattı.

Eşim ve kızlarım da sabırla desteklerini esirgemediler.

Ben de hatırlayabildiğim en eski komik macera ile başlayarak tarih kronolojisine bağlı kalmadan birbirini çağrıştıran konuları takip ederek aklımda kalanları bir araya topladım.

Emeği geçen herkese kucak dolusu teşekkürler…

Celal Gürsoy

https://celalgursoy.com/2016/10/06/ilkokula-kayit/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/akintiburnu/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/yagmur-kokusu/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/luferi-sirtindan-isirmak/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/arnavutkoyde-ilkbahar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/lodos-firtinalari/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/frankfurtta-ehliyet-sinavi/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/torik/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/orkinos/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/bogazdaki-kazalar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/lufer/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/yakamozda-balik-avi/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/cahit-ustanin-guveci-kiracalar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/mauritiusda-balik/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/kirgin/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/kefal-avi/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/rastgele/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/iki-cifteyle-balik-avi/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/sarrafburnu-3-numara/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/eski-tatlar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/yosunlarin-arasindaki-baliklar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/olen-izmaritler/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/akvaryum/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/kirlangic/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/firtina/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/bogazda-buzlar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/oradaydim/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/almanyadan-cakma-mektup/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/kultur-soku-3/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/ispanyada-bir-garip-balikcilik/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/karabataklar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/komurde-lufer/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/kagitta-levrek/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/babam/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/asadurun-caparileri-zokalari/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/rumelifeneri/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/sis/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/havayi-isirmak/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/fizulinli-kalker/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/palamut-caparisi/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/zargana/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/eski-gunlerin-ozlemi/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/beyazgul-caddesi-2/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/recai-pasa/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/neden-ben-2/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/antikalar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/alman-isi-yemek-strammer-max/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/capari/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/bogazda-kurek-cekmek/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/izmarit-yuvalari/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/sandal-batirmak/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/sans/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/tek-cifteyle-devrilmek/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/emin-hoca/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/meslekten-kurekciler-misircilar-cevizciler-sandalli-manavlar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/erguvanlar-ihlamurlar-bulbuller/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/neseli-antrenmanlar/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/sudaki-cip-cip-sesleri/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/1966-yili-ve-sonrasi/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/avusturyada-garip-bir-kano/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/son-soz/

https://celalgursoy.com/2016/10/06/beyazgul-caddesi/

 

 

İLKOKULA KAYIT

Yorum bırakın

Çok güzel bir gündü. 1956 yazının sonuna geliyorduk. Güneş hala sıcacık, deniz hala pırıl pırıl ve balık doluydu. Sabah erkenden midyeleri çıkartıp İzmarit için hazırladım ama o gün araya başka bir iş sıkıştırmamız gerekiyordu. Okula kaydım yapılacaktı. Nedense evde değişik bir heyecan hissediliyordu. Annemle beraber evimizden biraz ilerideki Arnavutköy İlkokulu’na gittik. Okul, Amerikan Kız Koleji’ne çıkan yokuşun köşesindeydi. Arnavutköy’ün eski, yıkık dökük, tarihi ahşap evlerinin arasında duran o bina gri renkli, modern ve ciddi görünüşlü büyük bir yapıydı. Bahçeden geçip ana binaya birkaç basamakla çıkıp büyük kapıdan içeriye girdik. Kayıt işlemleri çok uzun sürdü. Resimler, kağıtlar el değiştirdi, bir yerler imzalandı.

Daha fazla

AKINTIBURNU

2 Yorum

Pek öyle korktuğum gibi olmadı. Okul ilk yıllarında beni çok zorlamamıştı. Havanın uygun olduğu hemen her gün balık tutmaya devam ettim. Dersler çok az zamanımı alıyordu. Sadece havalar bozduğu zaman dışarı çıkamıyordum. O günlerde de evin alt katında eskiden mutfak olan, yerleri mermer kaplı bir odada marangozluk yapardım. Odada kocaman bir kuzine, yerde bir köşede de geniş bir kapak vardı. Orası sarnıçtı, içinde yağmur oluklarından akan su birikirdi. Yıllar sonra yalı yıkıldığında deniz seviyesinin altında olmasına rağmen içinde tatlı su vardı. İşte bu eski mutfakta babamın kurduğu küçük marangozhanede kendime tahtadan kayıklar yontuyordum. Babamın Çemberlitaş – Tavukpazarı denilen bölgede yer alan bıçkıhanesindeki ustalardan öğrendiğim gibi iskarpela ve çekiçle tahtaları oymayı ve şekil vermeyi öğrenmiştim.

Daha fazla

YAĞMUR KOKUSU

Yorum bırakın

Siz hiç denizde yağmur kokusu aldınız mı? Karadakine hiç benzemez. Hani karada yağmurdan önce bir toprak kokusu gelir ya, bazen de insanın kalbini yaşam zevkiyle dolduran çim veya çam kokusu… İşte Boğaz’da denizin üstünde bunun gibi karakteristik bir koku vardır ama karadakinin aksine insana hiç de güzel duygular vermez. Denizde yağmur kokusu genellikle havanın soğuk olduğu ve kuzeyden estiği zamanlarda duyulur. Kokuyu aldığınızda başınızı rüzgara karşı kaldırınca Büyükdere ve Sarıyer tepelerinden gelen dağ gibi yükselmiş kara bulutları görür ve ürperirsiniz. Bu görüntü çok yakında soğuk bir sağanakla ıslanacağınız anlamına gelmektedir. Kaçma şansınız varsa hiç düşünmeden oltayı toplayıp geri dönmenin tam zamanıdır. Ama benim o gün kaçmaya niyetim yoktu.

Daha fazla

LÜFERİ SIRTINDAN ISIRMAK

Yorum bırakın

Babamla ilk kez Lüfer’e çıktığımda on yaşındaydım. Daha önceleri o, Nilüfer Halamın oğlu Şenyu Ağabey’le veya komşumuz Özcan Ağabey’le, ender olarak da tek başına balığa çıkardı. Gece balıkçılığı derin sohbetlerin yapılabildiği, dertlerin, sırların paylaşıldığı sihirli bir ortam yaratırdı. Boğaz’ın ortasında sakin bir havada Lüks Lambalarının romantik ışıltıları insanı sakinleştirir hayal kurmaya teşvik ederdi. Denizin karanlığının ortasında Boğaz’ın her iki yakasındaki evlerin ışıkları görülür, sahil yolundan geçen arabaların gürültüsü uzaktan duyulur, insanın üstüne değişik bir romantiklik çökerdi. Boğaz’ın koylarında kıyıdan bakıldığında denizin üstünde ışıldayan Lüks Lambaları unutulmaz güzellikte bir anı olarak insanın hafızasına takılırdı.

Daha fazla

ARNAVUTKÖY’DE İLKBAHAR

Yorum bırakın

Her ilkbaharda okulun son günleri yaklaştıkça kış boyunca rıhtıma ters çevrilerek yatırılmış olan sandalın bakımı yapılır ve boyanırdı. Bu işi ben küçükken babam, Şenyu Ağabey ile beraber yaparlardı. Daha sonraları bu zor gibi gözüken ama zevkli işi ben üstlendim. Önce kabarmış boyaları kazınır, ahşap kısım kalın zımparayla elden geçirilip boyanmaya hazır hale getirilirdi. Çok inatçı yerler kolay raspa yapılamazsa o zaman Pürmüz Lambası hazırlanır, boyalar ve macunlar yakılarak kazınırdı. Yanan eski boya ve macunların kokusu hala burnumdadır. İnsan böyle bir kokuyu sevebilir mi? Ben severdim. Böyle garip kokuları özlemek zayıf tarafımız olsa gerek ama hayatın tadı da küçük detaylarda gizli değil mi?

Daha fazla

Older Entries