Kültür Şoku

Almanya’ya gittiğim günlerde toplum hayatında bizim kullanmadığımız bazı kurallarla tanıştım. Hayatı kolaylaştıran, güzelleştiren ve bazıları yazılı olmasa bile kesinlikle uyulan bu kurallardan bahsederek günlük hayatımızdaki farklı küçük detaylara dikkatinizi çekmek istedim.

1-      Gece 11’den sonra evlerde gürültü çıkartan aletler kullanılmıyor. Buna mutfaktaki mikserden, saç kurutma makinesine kadar her gürültülü alet dahil. Hele matkap, elektrik süpürgesi gibi yüksek sesli aletler kesinlikle kullanılmıyor.

2-      Aynı şekilde yüksek gürültülü aletlerin Pazar günleri de kullanılmasına izin verilmiyor. Bununla ilgili yazılı bir kanun yok ama toplum ve yakın çevre buna izin vermiyor.

3-      Pazar günleri balkona çamaşır asmak hoş karşılanmıyor. Site veya apartman yönetiminde bazen yazılı olarak yer alıyor. Bilmeyenler komşular tarafından uyarılıyor.

4-      Balkonunuza veya çatınıza televizyon anteni kuramıyorsunuz. Bunun için yerel idareden izin almanız gerekli. Balkona kesinlikle izin verilmiyor.

5-      Çöp bidonlarının yanındaki yere çizilmiş dikdörtgenin içinde sadece çöp arabaları durabiliyorlar. Farkına varmadan park ederseniz en fazla on dakika içinde ceza geliyor. Çevre binalarda oturan biri ezbere bildiği bir numaraya telefon ederek ihbarda bulunuyor. Ceza yazılırken komşular sokağa çıkıp o arabayı hangi görgüsüzün park ettiğini birbiriyle konuşuyor. Cezası o kadar yüksek ki bir daha aynı hatayı yaparak utanç duymamak için daha dikkatli oluyorsunuz.

6-      Yollarda çok dikkat edilmesi gereken bir “Ana Yol” işareti var. Bu işaret yoksa sağdaki yoldan gelen araca yol vermek zorundasınız. Ülkemizde hemen hiç kullanılmayan ama trafiğin düzenli ve kazasız akmasına yarayan çok faydalı bir işaret.

7-      Otoyolda bir aracın arkasına geçip uzunları yakıp söndürerek işaret vermek ancak çok acil bir durumda mümkün. Sadece sol sinyalinizi yakıp yol istemek yeterli.

8-      Önünüzdeki araba size bir şekilde yol vermiş ise geçtikten sonra bir el işareti ile teşekkür etmek gerekiyor. Bu hiçbir yerde yazılı değil ama yapmazsanız arkanızdakiler sizin hangi dağdan indiğinizi düşünüyor!

9-      Yoldaki yaya geçidine ayak bastığınız andan itibaren devletin güvencesi altındasınız. Size bu çizgilerin üstünde çarpan her araba suçlu sayılıyor ve sigortası yüklü bir tazminat ödüyor.

10-   Yaya çizgisi olsun olmasın yola çıkan 7 yaş altı ve 70 yaş üstü herkese yol vermek zorundasınız. Hem de kornaya basmadan!!! Bu kanunlarda da yazıyor.

11-   Çocuğunuzu gerekli zamanlarda aşıya, doktora götürmezseniz, okula göndermezseniz, evde çocuğun eziyet çektiğini belirten gürültüler duyulursa v.s. devletin onu sizden alma hakkı var.

12-   Trafik suçları kamera ve fotoğrafla tespit ediliyor. Cezanıza itiraz ederseniz ve gene de bu ceza bir şekilde ispat edilirse ödenecek meblağ iki misline çıkıyor.

13-    Noterlik hizmetini avukatlar veriyor. Şirket kurmak için gerekli evrakları verdikten sonra bekleme süresi sadece on beş dakika.

14-   Şirketinizi kapatmak için sadece sermayenizin yetersiz olduğunu bildirerek bir dilekçe vermeniz yeterli. Devlete ve sağlık sigortalarına olan borcunuzu ödeyince şirketiniz kapanıyor.

15-   Herhangi bir sektörde şirket kurmak, dükkan açmak istediğinizde önce ticaret odasının ücretsiz bilgilendirme sisteminden yararlanıp açmak istediğiniz iş için ne kadar sermaye, personel gerektiği hakkında bilgi alabiliyorsunuz, ayrıca şehrin neresinde böyle bir işletme açmanıza izin verileceği de önceden belirleniyor.

16-   İstediğiniz her yerde bir işletme açmanız mümkün değil. Çevredeki benzer işletmelerin varlığını tehlikeye atmayacak, gereksiz rekabet yaratmayacak adresleri yerel idare size öneriyor ve ancak oralarda iş açabiliyorsunuz. Bir hastanenin karşısındaki sokakta on tane eczane açmak onlar için Temel fıkrası gibi bir şey.

17-   İş hayatı sabah yedi ile dokuz arasında başlıyor, bir saat öğle tatili ile birlikte dokuz saat sonra yani öğleden sonra dört ile altı arasında mesai bitiyor ve herkes hobisi ile uğraşmaya gidiyor.

18-   Sokaklarda başıboş gezen bir tane kedi köpek göremezsiniz.

19-   Orada yaşadığım on beş sene içinde bir kez elektrik kesildi, bir kez de su kesintisi oldu, her ikisinde de çok önceden haber verildi.

Daha sayfalarca yazacak kadar çok kural var ama yazdıkça içime sıkıntı bastı, belki biraz ara verirsem ülkemdeki günlük hayatıma döner ve beni rahatsız eden olayları normalmiş gibi kabullenmeye başlarım. Bu arada acaba bu yazdıklarımdan ders çıkartması gerekenlere bir mesaj verebildim mi diye düşünmeden edemiyorum. Herkese sorunsuz, dertsiz, afiyet dolu mutlu günler dilerim.

Bu yazı 28 Eylül 2012 tarihinde www.bodrumgundem.com web sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar