İthalat %47, dış açık %112 arttı.

Dış ticaret konusunda Türkiye’nin bulunduğu konum endişe verici. 1980’li yıllardan başlayarak uygulanan politikalar ithalatın neredeyse zarar verici derecede artmasına sebep oldu. Daha sonraki senelerde gerçekleşen ihracat ve turizm gelirleri bizleri ümitlendirdi ama Avrupa Birliği’ne üye olma ümidi ile imzalanan gümrük birliği sonrasında dengeler tekrar aleyhimize değişmeye başladı.

Geçtiğimiz yıl global krizin etkisiyle dünya ticaretinde hemen her sektörde daralmalar ortaya çıktı. Gelişmiş bazı ülkeler uluslararası anlaşmaları yok sayarak ‘yerli malı’ tüketilmesini özendirmeye çalıştı ama biz bunu atladık veya bilerek görmezden geldik.

Bu günlere geldiğimizde matematiksel olarak bakıldığında ihracatta biraz artış var, olumlu sayılabilecek bu durum ithalat rakamlarına bakılınca değişiyor. İthalatımızdaki artış hızı ihracatın artış hızından fazla. Bu nedenle dış ticaret açığımız giderek büyüyor ve büyüyecek.

Bu bağlamda dikkati çekmek istediğim bir konu kullanılmış makine ithalatı. Geçmiş yıllarda yerli üretimi koruma amacıyla kullanılmış makine ithalatında yaş sınırlaması uygulanıyordu. Sınırlama uyarınca 10 yaşından büyük makinelerin ithalatı yasaklanmıştı.Bu yasaklama, Türk makine sanayiinin gelişimi açısından faydalı oldu ama geçtiğimiz zaman içinde her nedense 10 yaş sınırlaması kaldırıldı. Bu konuda içimde kötü bir his var, çünkü sınırlamanın kalkması sanki birileri tarafından bekleniyordu ki makine ithalatında 4 ayda inanılmaz bir artış yaşandı ve ithalat yılın ilk dört ayında yüzde 24’üzerinde artarak 6 milyar dolara dayandı.

Türkiye’de üretilebilen makinelerin ithalatının yasak kapsamında olduğunu düşünebilirsiniz ama uyanık (!) kişiler bu zırhı delmeyi becerdiler. Makinenin, ‘aynı’ olup olmadığını anlamak için fotoğrafına ya da makinenin şekline bakılmıyor. Makine için verilen ithalat beyannamesinde yer alan Gümrük Tarifesi İstatistik Pozisyonu numarasına bakılıyor.

Bu durumda Türkiye’de aynısı üretilen bir makine, numarası değiştirilerek ithal edilebiliyor. Aynı taktik Türkiye’ye girmesi ‘yasak’ olan makineler için de yaygın olarak kullanılıyor.

Bu şekilde gelen makinelerin çoğu tahmin edebileceğiniz gibi eski teknolojiyle imal edilmiş ve hurda durumunda. Aslında bu makinelerin ithalatının üretimimize olumlu yansıması mümkün değil. Açıkçası bu makinelerin ne amaçla ithal edildiğini anlamak zor. Rekabet içinde olduğumuz dünya ülkeleri AR-GE çalışmaları yapar, yeni teknolojiler geliştirirken biz eskiye para ödüyoruz. Burada birilerinin kayrıldığı ve haksız yollardan zengin olduğu gibi tatsız bir düşüncem var.

Devletten beklediğimiz bu haksız rekabeti önlemesi, dürüst tüccar ve sanayicinin hakkını korumasıdır.

Bu yazı 16 Haziran 2010 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştir.

Reklamlar