Katılmayı başaramadığımız bu muazzam organizasyona bir ay boyunca kedi ciğere bakar gibi bakacağız

Milli takımımız İmparatorumuzun itici gücüne rağmen zayıf bir guruptan çıkmayı beceremeyince bize istatistiklere bakmak ve hayal kurmak kaldı.

Ligimizden sadece 14 futbolcunun diğer ülkeler adına katılabildiği kupada en çok futbolcuyu da gururla Galatasaray vermiş. Takımın 5 oyuncusu çeşitli ülkeler adına Güney Afrkaya gitti. Elano Brezilya için, Kewell ve Neill Avustralya için, Dos Santos Meksika ve Keita da Fildişi Sahili için sahaya çıkacak. Peki takımının neredeyse yarısı dünya kupasına katılan Galatasaray Türkiye liginde neden başarısız oldu?

Acaba Türkiye liglerinde çok yabancı oyuncu olduğu için mi yerli oyuncu yetişmiyor ve bizler uluslar arası maçlarda başarısız oluyoruz? Peki o zaman kupaya liglerinden 80-100 oyuncu gönderen Almanya, İngiltere, İspanya, İtalya nasıl oyuncu yetiştiriyor?

Acaba Dünya Kupası maçlarını idare etmek üzere Seyşel Adaları, El Salvador, Malezya gibi futbolda adı geçmeyen ülkelerden bile hakem davet edilirken bizden kimsenin buna layık görülmemesinin üzerinde durmalı mıyız??? 

Acaba futbol yorumcuları işlerini iyi yapmıyorlar mı? Örnek olarak kupa öncesi verdikleri röportajlarda bazı önemli televizyon yorumcularının hatta kulüp idarecilerinin Brezilya ile İspanya’nın final oynayacağı tahminlerini verebilirim. Ah be abiler, keşke önce fikstürleri ve çeyrek final, yarı final eşleşmelerini biraz çalışsaydınız. G ve H guruplarından çıkma ihtimalleri olan İspanya ve Brezilyanın en geç çeyrek finalde birbirini elemek zorunda olduğunu nasıl da anlayamadınız. Size çuvalla para veren televizyon idarecilerine selam ederim…

Paranın sporda nasıl bir düdük çalacağını şahsen çok merakla izleyeceğim. Örneğin 729 milyon euro değerindeki İspanyol takımı ile sadece 9 milyon euro değerindeki Kuzey Kore takımlarının alacakları dereceler işin köpüğünü alacak mı?

Bu önemli spor olayının bir özel kanala kaptırılmadan ve şifrelenmeden TRT tarafından yayınlanmasından duyduğum memnuniyeti de belirtmek isterim. En azından olumlu bir şey buldum işte. Gerisi sizlere iyi seyirler dilemek sanırım. Bu arada benim gönlümde Arjantin yatıyor. Sevimli bir megaloman olarak Maradona ile gerçek ve mütevazi bir yıldız Messi’yi izlemenizi tavsiye ederim.

Bu yazı 13 Haziran 2010 tarihinde www.bodrumgundem sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar