Dünya artçı bir finans krizini atlatmaya çalışıyor.

Amerika’nın dev finans kuruluşlarından biri olan Goldman Sachs hakkında dolandırıcılıktan dava açıldı. Amerikan Sermaye Piyasası Kurulu SEC özellikle Avrupa bankalarına sattığı batacağı belli olan kağıtlarla bir milyar dolar zarar ettirdiği belirlenen firmayı takibe aldı.

Olayın ortaya çıkması ile birlikte başka finans kuruluşlarının da aynı taktiği uygulayarak müşterilerine milyarlarca dolar zarar ettirdiği anlaşıldı. Krizden çıkmaya çalışan dünya piyasaları yeni bir sarsıntıyı kaldıramayacaktı. Obama’nın tepkisi sert oldu. Amerika’da “Dev Balon Makinesi” diye adlandırılan Goldman Sachs’ı 1869 yılına bir Alman Yahudisi olan Marcus Goldman kurmuştu. 1882’de damadı Samuel Sachs ortak olunca firmanın adı Goldman Sachs olmuştu. Geçmişinde 1929 krizinde de kötü bir ünü olan firma 2009 krizinde de gene baş roldeydi. Krizde onlara destek verilirken gene Alman Yahudisi 3 kardeşin 1850’lerde kurduğu Lehman Brothers’a destek verilmemişti. ABD yönetiminde, hazinesinde, merkez bankasında, borsada, finans kuruluşlarında etkinliği olanların çoğu, Hazine Bakanı dahil olmak üzere eski Goldman çalışanıydı. Neticede kriz sonrasında AIG’nin kurtarılması için yaratılan fonlarla destek bulan Goldman Sachs gene de yoluna daha fazla devam edemedi.

İngiltere Başbakanı Gordon Brown da, finans denetim kurumundan Sachs için derhal yolsuzluk soruşturması açmasını istedi.
Brown, Goldman Sachs’ın yatırımcıları yanlış yönlendirerek Londra finans piyasasında yüz milyonlarca sterlinin el değiştirilmesine neden olduğunu söyledi.

Bu arada dünyada kriz sürereken Sachs’ın bu yılın ilk çeyreğinde 3.5 milyar dolar kar ettiği geçen yılın aynı dönemine göre karını ikiye katladığı açıklandı.

Obama ahlaka aykırı ikramiyeler ve yüksek karlar için Sachs’ı ‘şişman kedi’ diye suçlamıştı.

Obama ‘bankalara savaş açtığını’ ilan ederek, kamuoyunu yatıştırmak ve  zararını telafi etmek için Ocak ayında bankalara yönelik 90 milyar dolarlık vergi koyarak kurtarma operasyonundaki paranın bir kısmını geri aldı.

Goldman Sachs’ın adı en son Yunanistan’ın dengesinin bozulması sırasında da çokca anıldı. Şişman Kedi’nin Yunanistan’ın borçlarını Yunan hükümetiyle maskelediği anlaşıldı.  

Fon piyasalarında  kısa sürede ve yüksek karlılık için koşturanlara hizmet veren Goldman Sachs’ın Türkiye’ye de çöp tahvil sattığı ve kamu dahil danışmanlık yaptığı biliniyor.

Şimdi soru şu: Biz kime inanalım.

Hatırlarsınız daha önceki yazılarımda da ülkemizdeki bankaların bu kriz döneminde milyarlarca kar etmelerinin ne kadar etik olduğunu sormuştum. Şimdi memleketin gündemi sahte ve kasıtlı beyanatlarla bulandırılsa da finans dünyası yeniden artçı sarsıntılarla yıpranıyor. Güven kaybediyor. Dolandırıcı devler hala iş başında. Kendinizi aldatılmış gibi hissetmiyor musunuz?

Bankalarının çoğu, sigorta şirketlerinin tümü, iletişim, taşımacılık sistemlerinin hemen tamamı dışarıya satılmış, sanayisinin hemen tümü yabancı patentli markaları üreten fason kalitesinde kalmış, tarım sektöründe gücünü kaybetmiş, hayvancılığı bitmiş ve ithalata açılmış olan bir ülke olarak biz bu artçı sarsıntılara karşı ne kadar dayanıklıyız?

Biz çocuklarımıza nasıl bir ülke bırakıyoruz?

Bu yazı 30 Nisan 2010 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar