80’li yılların ortalarına kadar büyük firma ve kurumların üst düzey yönetim kadrolarında tanınmış üniversitelerden yeni mezun olmuş menagerlara görev veriliyordu.

Zamanla bu çok bilgili gençlerin pratik hayat ve çalıştıkları şirketin alt katmanları hakkında hiç bilgileri olmadığı anlaşıldı. Verdikleri kararlar genellikle kitapta yazdığı gibiydi ama hayata karşı teorik kalmaya başladılar.

Gelişen eğitim metotları zamanla işin içinden gelerek yetişmiş kişilerin üst kadrolarda daha başarılı olduklarını ortaya çıkarttı. Böylece iş hayatında ilk coach kavramı ortaya çıktı.

Bunun en belirgin örneğini de araştırmacılar basketbol coachlarının daha önce sahaya çıkmış, itilip kakılmış, yorgunluktan iki bacağına birden kramp girmiş olanların sporcunun dilinden daha iyi anlayarak başarılı olmalarıyla belirlediler. İşin enteresan tarafı sporcuların da daha önce bu işi yapmış olan kişilere karşı daha büyük saygı duymasıydı. İşin bir başka tarafı da o coachların özel hayatta da çok başarılı olmalarıydı. Çünkü direnmeyi, risk almayı ve yıkılıncaya kadar çarpışmayı biliyor, ilk sarsıntıda kaçmıyorlardı.

Almanya’da Ratzeburg’da katıldığım antrenörlük kursunda ilk defa aradaki farkı belirgin olarak fark etmiştim. Sınıftaki 25 kişiden sadece üçümüz daha önce aktif yarışçılık yapmıştık. Diğerleri hobi olarak kürek çekmiş daha sonra ilgi duyarak antrenör kursuna katılmışlardı. Eğitim sırasında bazı konularda verdiğimiz kararlarda aramızda çok büyük farklar olması hepimizi şaşırtmıştı. O zaman hocamız bana “sen üç kez dünya şampiyonasına katıldın, bu çocuklar senin bakış aşından olaya bakamazlar ki” demişti. Kurs sonunda hepimize aynı diploma verildi ama üçümüze “siz özgeçmişinizde sadece antrenör değil coach olduğunuzu da yazabilirsiniz” demişlerdi. 

Koçluk zamanımızda bir ilim haline geldi ve bazı üst düzey yöneticiler kendilerine özel koçlar tutmaya başladılar. O kişilerin hayat tecrübeleri yöneticilerin günlük olaylara başka açıdan bakabilmelerini sağladığı için “personal coaching” önemli bir sektör olarak gelişti.

“KARİYER” tanımının ilk yapıldığı yıllarda bireylerin kariyerleri çalıştıkları kurumlar tarafından yönetilirken şimdi artık her birey kendi kariyerini kendisi yönetmek durumundadır. Doğru olanı da budur çünkü bir şeyi iyi yönetmek için onu iyi tanımak gerekir. Bireyi kendisinden daha iyi tanıyabilen olamayacağına göre en iyi kariyer yönetimini de yine kendisi yapacaktır.

Kendi kariyerini kendi yönetmek zorunda olan günümüz çalışanları veya çalışan adayları bazen bu yönetim sürecinde yaşadıkları sorunlardan, yanlış seçimlerden, kararsızlıktan ve bunlara benzer birçok nedenden dolayı işin içinden çıkamayarak dışarıdan destek almak isterler. İlk başlarda bu arayış için amatör destek verebilecek kişiler denenir; eşe, dosta, arkadaşlara veya aileye görüş ve önerilerini sorarak çözüme ulaşma yoluna gidilir. Bu yöntem genellikle yetersiz kalır. Bu noktada bireyler nasıl bir destek alacakları konusunda da bilgi sahibi olmaya ihtiyaç duyarlar. Kişisel gelişim konusunda eğitimler, terapi, danışmanlık ve koçluk gibi seçenekler vardır.

Koçluk tanımına göre; “Profesyonel koçluk insanlara yaşamlarında iş ve kariyerlerinde sıra dışı çözüler üretmeleri için yardım eden ve sürekliliği olan bir ilişkidir.

Koçluk kendi potansiyelinin tamamını kullanmak isteyen sıra dışı ve başarılı insanların kariyer yönetimi için tercih ettikleri dış desteklerin en önemlisidir çünkü çok kısa zamanda hızlı ve kalıcı sonuçlar verir.

Koç size şu an nerede olduğunuza, gelecekte ne yapmak ne nerede olmak istediğinize yoğunlaştırarak ilerlemenize katkıda bulunur. Koçunuz sizin ne istediğinizi anlamanıza netleştirmenize, çözümlemenize ve işlerinde kullanabilecekleri eylemsel çıktılar elde edebilmenize yardımcı olur. Sizin bakış açınızı genişleterek göremediğiniz kör noktaları fark etmenizi sağlar.

Günümüzde hemen bütün üst düzey yöneticiler koçluk hizmetini alarak doğal yeteneklerini daha iyi farke debilmek, yaşam amaçlarını bulmak, işleri ile ilgili değerlerini belirlemek, motive edenlerini bulmak konularında gelişmeler kaydederek sahip oldukları kişisel becerilerini analiz edebilmektedirler.

Bu etkenlerin ortaya çıkması ile koçluğunu yaptığımız yöneticilerimiz kariyer hedeflerini oluşturup kendilerine özel olan ve finansal getirisi de olan “Gerçek İş” i bulmaktadırlar.

Celal Gürsoy – Master Danışmanlık

Bu yazı 10 Mart 2010 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar