2009 yılında 10.4 milyar TL olarak öngörülen bütçe açığı 62.8 milyar TL oldu. Gelecek yıl için de Maliye Bakanlığı bu rakamı 50.1 olarak tahmin etti. Yani gene de 2009’un beş misli daha fazla. Bütçemiz böyle açık verirken dünyada parasının değeri çok arttığı için sıkıntıya giren ülkeler de var.

Bunlardan en dikkati çekeni de Brezilya. Mali Kriz yıllarını atlatan karnavallar ülkesi şimdi çok değerlenen parası Real’in dolarak karşı %54 değer artışı karşısında duraklayan ihracatı yüzünden panikleyen hükümet sermaye hareketini engelleyen bir vergi koymak zorunda kaldı.

Bu arada krizi başlatan ABD her şeye rağmen en çabuk toparlanan ülke konumunda, 29 Ekim 2009 tarihinde de üçüncü çeyrek için yüksek pozitif büyüme ilan etmeleri bekleniyor.

Aslında her şey birkaç yıl önce petrol fiyatlarının aşırı yükselmesiyle birlikte hesapta olmadığı kadar çok para kazanan Rus zenginlerinin batı ekonomisine saldırmasıyla başlamıştı. Ellerindeki hesapsız parayla alınabilecek ne kadar şirket varsa kısa sürede el değiştirdi. Hava yolları, spor kulüpleri, otel zincirleri gibi o günlerde bilançolarında kazanç gözüken bütün büyük firmalara sahip oldular ve bir taraftan da kapitalist dünyaya uyum sağlayınca finans kuruluşları ve borsayla ilgilenmeye başladılar.

Bu arada özellikle Amerika ve İngiltere’deki finans kuruluşları bu normal dışı para hareketlerine kapılıp riskli işler yapmaya başladılar. Neticesi meydanda. Global kriz diye bize yutturulan aslında bu doymak bilmeyen para makinelerinin doğurduğu ve bütün dünyayı saran bir virüs gibi piyasalar çöktü.

Türkiye bu gün elindeki olanakları kullanarak krizden daha çabuk çıkıp hatta kazançlı günlere ulaşabilir. Özellikle şu anda Antakya ve civarının Suriye ile bavul ticaretine başlaması bir zamanlar Laleli’deki gibi milyarlarca doların ülkeye akmasına sebep olabilir. Ülkemizin coğrafi konumu nedeniyle elimizde buna benzer bir çok imkan ve bizden mal almaya adeta mahkum komşularımız var. Vakit geçirmeden bu fırsatı değerlendirmeliyiz.

Buradan Bodrum için bir ders çıkar mı? Çevremizdeki komşu ülkenin adalarını buraya çeksek yeter. Onlara her türlü gıda ürünleri, tekstil, elektronik ve hizmet satarak büyük bir ticari hareketi başlatabiliriz.

Bu anlamda Ticaret Odasına büyük bir liderlik ve yol gösterme görevi düşmektedir. Bu güne kadar yapılanlarla zaten bir temel atılmış durumdadır. Şimdi BODTO’nun daha radikal ticari eylemlerin önünü açması için hevesle ve ümitle beklemekteyiz.

Bu makale 25 Ekim 2009 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.