Hedefimiz eğer Bodrum’u daha kaliteli bir yaşam merkezi yapmaksa aşağıdaki adımları sırasını bozmadan ve bazılarını atlamadan yerine getirmek zorundayız:

1. İnsan Faktörü

Yapılacak olan bütün yatırımlar ve çabalar bölgede yaşayan insanların yaşam biçimi ile değer kazanacak veya kaybedecektir. Bunun için bölgede ticaret yapan esnaftan, taksi şoförüne, okul öğrencisinden polis memuruna kadar bütün birimler kalitenin yükseltilmesi amacına uygun olarak bilinçlendirilmeli ve gerekiyorsa eğitilmelidirler. Bu eğitimler bazen ticari kapsamlı, bazen de tamamen sosyolojik kapsamlı olabilir. Yöneticilerin örnek olarak başı çekmesi zorunludur. Almanya’nın son yıllarda dünya çapında yaptığı tanıtım atağında eski katı disiplinli ve itici bir sanayi ülkesi imajından sıyrılıp bütün dünyadan gelecek olan yeni fikirlere ve yeni insanlara açık olduklarını ifade eden kampanyaları örnek olarak gösterebiliriz. Dünyaya açılmadan önce kendi halkımızı bu açılıma hazırlamak ve eğitmenin önemini tekrar vurgulamak istedim. Almanya buna hazır olduğu için zorlanmıyor bizim için durum aynı değil.

2. Doğru konseptin seçimi

Dünyadaki örnekleri inceleyerek şöyle bir sıralama yapabiliriz:

* Önce bölge içindeki bütün birimlerin birbiri ile iletişimini belirli kurallar içinde yapılmasını sağlamak. Bunun için o kurumların tümünün ISO belgesi alması yeterlidir. ISO alabilmeleri için iletişim eğitimi alırlar ve böylece yetkilendirme, iş takibi ve raporlama gibi eksikliği sorun yaratan temel problemler kökünden çözülür. Bu adım çağdaşlaşmanın birinci adımıdır ve AB’nin bize ilk olarak yaptırmak istediği de zaten budur.

* Bodrum’un markasını yaratmak. Bu güne kadar bir türlü hangisinin öne çıkmasının doğru olduğunda karar birliğine varılamayan ürünler ve simgeler var. Bodrum artık sadece 1 (BİR) simgeyi kendisini dünyaya hatırlatacak olan marka olarak seçmeli ve onun üzerine gitmelidir. Paris’in Eiffel Kulesi, Moskova’nın Kızıl Meydanı gibi bir simge bulunmalıdır. İstanbul’un düştüğü çok simgeli yamalı bohça pozisyonuna düşmemek gerekir. Bunun için de mutlaka bir konsey kurulmalı ve konuya hakim kişilerin oylamasıyla seçilen beş aday simge halkın açık oylamasına sunulmalıdır. Ondan sonra artık bu simgenin arkasında durulmalı ve dünyaya bununla tanıtım yapılmalıdır.

* Bodrum’daki kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin ortak çalışmasını sağlayacak bir platform oluşturulmalı, sorunlar burada çözüm bulmalı, çoğunluğun oyuyla hareket edilmeli, herhangi bir özel kurumun veya siyasi görüşün esiri olunmamalıdır. Bunun için Bodrum Tanıtım Vakfı hazır bir platform olabilir.

3. Ekip kurulmalı

İşin en heyecan verici kısmı ekip kurarken yaşananlardır. Bodrum’a aşağıdaki aşamalar ve temel prensipler dahilinde kurulacak çalışkan bir ekip gerekmektedir.

* Ekibin başında deneyimli PR uzmanları, özel sektör ileri gelenleri, sivil toplum örgütleri,  tasarımcılar birlikte yer almalı.

* Yeni fikirler üretebilen genç kuşak mutlaka bu ekibin içinde temsil edilmeli ve onların hiç de alışık olmadığımız fikirleri dikkatle dinlenmeli.

* Turizm, arkeoloji, mimarlık, sanatçı, bilim adamı, ekonomist, modacı, tasarımcı, sporcu gibi Bodrum’un her kesiminden söyleyeceği bir şeyler olan kişilere konuşma hakkı verilmeli.

* Yaratıcı ve yenilikçi olanlarla, tutucu ve klasik olanlar birbirleriyle anlaşıncaya kadar çatışma metodu ile konuşmalar devam etmeli ve fikirlerin olgunlaşmasına izin verilmeli.

* Gelişen teknolojinin bütün olanakları kullanılarak yeni fikirler ve Bodrum’un imajı direk olarak dünyaya açılmalıdır. Klasik e-mail dağıtımına ilave olarak her şahıs, her firma ve kurum Facebook, Twitter ve Youtube gibi internet ortamlarını kullanarak dünyaya hızla ve aynı anda tanıtım yapmalıdır. Artık kitap, broşür, dergi basıp yayınlamak çok eskilerde kalmıştır. İnsanlar gün içinde hızla akan zamana ayak uydurabilmek için en hızlı metot olan interneti seçmektedir. Bütün gazeteler artık ekran üzerinde okunmakta, yazarlara mektuplar ve yorumlar aynı anda yazılmakta ve o saniye içinde gönderilmektedirler. Kimsenin şık kitaplarla oynayacak vakti kalmamıştır. Bunlara harcanan paralar da zaten boşa gitmekte ve anlamsız olmaktadır.

. Artık yaratıcı olmanın zamanıdır.

* AB mi, ABD mi yoksa Arap ülkeleri mi derken yeni parlayan ve önümüzdeki yirmi yıl içinde dünya ekonomisini yönlendirecek olan Çin ve Hindistan ihmal edilmemeli, mutlaka bu iletişimde yer almalıdır.

4. Harekete geçmeli
Dünyaya açılmak için gerekli hazırlıklar içeride ve dışarıda yapıldıktan sonra hepsi aynı anda olmak üzere harekete geçilmelidir. Yapılacak her hareketin devamında gelen reaksiyonlar ölçülmeli, planlarda gerekli revizyonlar yapılmalı ve arkası kesilmeden sürekli olarak faaliyetler devam etmelidir. Sanat, spor, kongre, sağlık, bilimsel toplantılar, siyasi toplantılar ve bunların uluslar arası platformlarda tanıtımları Bodrum’u bir anda popüler bir destinasyon haline getirecektir.

5.Ortak çalışma ve bunun denetlenmesi
Bu gibi geniş kapsamlı hareketlerde farklı sektörlerden gelen bilgilerin ve hareketlerin bir gurup denetlemeci tarafından sürekli olarak kontrol altında tutulması ve bilgi akışının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bir ekip işidir. Yarı gönüllü akil insanlara ihtiyaç vardır. Bu insanların tek geçim kaynağı burası olmamalıdır. Rahat hareket edebilmeli ve etki altında kalmamalıdırlar. Görev tanımları neyi gerektiriyorsa onu yapmaktan korkmamalı ve üst makamlarca korunmalıdırlar. Siyasilerin bu işe karışmalarına kesinlikle engel olunmalı ve Bodrum’un bir rant bahçesi olmasına izin verilmemelidir.

Amerika’yı yeniden keşfetmeye çalışarak vakit kaybetmeyelim. 21. yüzyılda dünya hızlı adımlarla kabuk değiştirmektedir. Dikkatli gözlerle etrafımızdaki ülkelere bakarsak bunu görebiliriz. Türkiye’de bu değişime ayak uydurabilecek en uygun bölge Bodrum’dur. Bulunduğumuz yerin kıymetini bilmeli ve değerini vermeliyiz.

Bu Makale 13 Eylül 2009 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar