Her ekibin kendine özel bir yarış temposu vardır. Bu tempo, ekibin fiziksel özelliklerine ve mental gücüne göre değişir. Antrenör, ekibini 2000 metrelik bir yarışa hazırlarken her 500 metrede farklı olarak çekilecek olan tempoyu, kuvvet derecesini ve kürek boyunu hassas bir şekilde belirler.
Olimpiyatta A Finale kadar çıkan ekiplerin yarışlarını izlerken taktiklerinin ne olduğunu anlamak mümkündür.
Size örnek olarak 2012 Londra Olimpiyatında Erkekler İki Çifte yarışında ekiplerin uyguladıkları taktikler hakkında bilgi vererek yarışı bir de bu gözle izlemenizi öneriyorum.


Yarışın ilk 500 metresinde en tecrübeli ekip olan Slovenya 1,33,8 ile öne çıktı. , 40 yaşında ve altıncı olimpiyatını yaşayan Iztok Cop ile 2000’de altın, 2004’te gümüş madalya kazanmış olan Luka Spik belli ki ilk metrelerde arayı biraz açarak gelecek olan acı devresinde biraz rahat etmeyi planlamışlardı.
Startın ilk yirmi küreğinden sonra diğerleri gibi tempoyu düşürmeden liderliği ele alıncaya kadar devam ettiler.

Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 500.jpg


Buna karşılık çift kürek ekolünde her zaman çok başarılı sporcular yetiştiren İskandinav ülkelerini temsilen finale kadar gelebilen ama gurubun en zayıf ekibi Litvanya, İngiltere ile birlikte büyük bir çaba harcayarak Cop-Spik ikilisini kovalamak istediler. Bu yanlış bir taktikti, cezasını bin metreden sonra ödeyeceklerdi.

Slovak kurt kürekçilerin taktiğine kanmayan İtalya ve startta zaten ülke olarak hep tedbirli çıkan Yeni Zelanda ilk metrelerde fazla efor sarf etmeden gurubun arkasında ama kontrollu olarak yarı yola kadar geldiler.
Yarış asıl 1000 metreden sonra başladı. İtalya tempoyu fazla yükseltmeden ama uzun ve çok kuvvetli küreklerle liderliği ele aldı.


Slovenya ilk beş yüzde 1,33, ikinci beş yüzde 1,39 çekmişken üçüncü beş yüzde ancak 1,42’de kalınca tempoyu yükseltmek zorunda kaldı ki bu o yaşlardaki sporcular için yanlış bir seçim olacaktı.
Ön tarafta bunlar olurken tempoyu sabit tutarak ama kuvveti çok arttıran Yeni Zelanda kendine ortalarda bir yer tutan Arjantini de geçmeye başladı.


Bin metreye üçüncü giren İngiltere artık sonuncu olan Litvanya’ya geçilmemek için çabalıyordu.
Bin metreye İtalya-Slovenya-Arjantin-Yeni Zelanda-İngiltere-Litvanya şeklinde girildi.
İtalya üçüncü beş yüzde sanki son etap gibi çekerek 1,38 gibi mükemmel bir zamanlama tutturdu ama bu onları yarışın sonunda zorlayacaktı.


Son beş yüze girildiğinde Yeni Zelanda hala dördüncü durumdaydı ama tempoyu yükselterek aniden önde giden İtalya’yı yakaladı. Slovenya artık Bronz Madalya için Arjantinle çekişiyordu.


Yeni Zelanda’lı Nathan Cohen ile hamla Joseph Sullivan ancak ilk beş yüzde çekilebilecek inanılmaz bir derece ile son beş yüzü 1,33 ile geçerek birinci olurken enerjisinin son kırıntılarını harcıyordu.


Dikkatle bakılınca Nathan ve Joseph son metrelerde kollar bitince ancak gövdeleri ile silkerek kürek sonu yaparken İtalyan hamla sırtının boyu çok uzun olmasına rağmen hamladan daha kısa çekerek en azından tempoyu yakalamaya çabalıyordu, sağ kürekler kontroldan çıkmıştı.
Olimpiyat kürekçileri yılda binlerce km kürek çekmelerine rağmen robot değiller, işin güzelliği de burada ortaya çıkıyor. Gerçek bir mücadele izliyoruz, şansa fazla yer yok, doğru taktik kazanıyor…
İyi seyirler…