Eğitim ve Kültür

th

Yumurta ve Tavuk bilmecesine benziyor ama benim bu konuda kesin bir gözlemim var.

Üniversite ikinci sınıftaydık. O yıl basketbol maçlarında sahaya yabancı maddeler atılmaya başladı. Yıllardır görmediğimiz bir şiddet, birdenbire kapalı salonlarda görülmeye başladı. Atanlar arasında sınıf arkadaşlarım da vardı. Bu arkadaşlar iki sene sonra İnşaat Mühendisi olarak hayata atılacak, evlenecek ve çocuk yetiştireceklerdi. Üniversite eğitimi bu teröre mani olamamıştı.

Mezun olduktan sekiz yıl sonra on beş yıl yaşamak üzere Almanya’ya gittim. Kültür Şoku dediğimiz olayları yaşarken iki ülke insanı arasındaki farkları analiz etmeye çalıştım ve buldum.

Fark aileden geliyordu. Okulda verilmeyen eğitim daha çok küçük yaşlarda başlayarak aile içinde verilmekteydi. İyi ve kötü davranışlar evde kesin çizgilerle belirleniyor, bu çizginin dışı kesinlikle kabul edilmiyordu. Ülkemizde çocukların örnek aldığı sporcular sahada rakiplerine ve hakeme saldırmakla gelecek nesillere nasıl kötü örnek olduklarını farkında değildiler. Evde de bunu ayıplayan, bu etrafına zarar veren asabi sporcuları toplum dışına iten bir davranış ne yazık ki mevcut değildi.

Almanya’da değil terör yaratan, sokağa çöp atan bir insan bile etrafından o kadar etkin bir reaksiyon alıyor ki, utancından bunu bir daha yapamıyor. Ülkemizde kendini uyanık sanan trafik magandaları Avrupa’ya gidince birden bire “medeni” oluveriyorlar. Bence bu alacakları yüksek cezadan değil toplum baskısından kaynaklanıyor. Tam tersini Almanya’da yaşayan vatandaşlarımda gördüm. Orada toplum yaşamına saygı gösteren, en küçük detaya bile dikkat eden vatandaşlarımız Türkiye’ye gelince emniyet şeridini ihlal etmeye utanmıyorlar. Çünkü çevrelerinde onları ayıplayan, toplumun dışına iten bir davranış yok. Polis ceza kestiği zaman da utanmıyorlar, yaramazlık yaparken yakalanmış çocuk gibi gülüyorlar.

İşte eğitim mi kültür mü sorusuna cevabım buradan kaynaklanıyor. Kültür okulda değil evde başlar. Medeniyetler kültür seviyesine bağlı olarak bazı ülkelerde yükselirken, aynı dünyada yaşayan az gelişmiş ülkeler yaşam standartlarını kaybederken kritik faktör kaç tane üniversite olduğu değil ailelerin evde yetiştirdikleri çocuklara verdikleri terbiye olmuştur. Bunun parayla en küçük bir bağlantısı yoktur. Zengin için de, fakir için de “iyi” iyidir, “kötü” kötüdür. Bu, hukuk karşısında da böyledir.

Sağlam bir aile terbiyesi almamış, evinde iyi ile kötüyü anlamamış olan çocukları on sene değil yirmi sene de eğitseniz onların kültür seviyesini yükseltemezsiniz.

Ne dersiniz? Siz iyi bir ebeveyn misiniz?

Reklamlar