Otomotivde tehlikeli sinyaller

cars921

Dünya genelinde otomotiv endüstrisinde bir kriz görülüyor. Yeni araç satışları birçok ülkede durma noktasına geldi. Üreticiler satılamamış araçları yeni alanlara taşıyarak dev park alanları yaratmaya başladılar. Artan stokları eritebilmek için pazarlamacılar leasing yöntemi ile mümkün olduğu kadar çok aracı piyasaya sürmeye çalışıyorlar. Araba satın alamayacak olanlar bile aylık ödemelerle araç kullanmaya başlarsa stokların tekrar harekete geçeceği ümit ediliyor.

Daimler Bank’dan alınan bilgiye göre Avrupa’da trafiğe çıkan her iki otodan biri leasing ile pazarlanıyor. (Kaynak: Deutsche Wirtschafts Nachrichten). Bu sistem şimdilik günü kurtarıyor ama önemli nokta leasing anlaşmalarının uzun süreli bağlayıcı olmasıdır. Bu süre içinde leasing müşterisi olan kişi işini kaybederse veya leasing müşterisi firma finansal güçlük içine girerse sistem birkaç yıl önceki mortgage sisteminin çökmesi gibi hayal kırıklığı ile sonuçlanır. Bu sefer sadece bankalar ve finans kuruluşları değil, oto endüstrisi de çöker. Finans sektöründe çok kullanılan “pedal çevirme” kavramı yokuş aşağı giden frensiz bir bisiklete dönüşebilir.

Dar boğazı aşmak için oto pazarlamacıları ellerindeki tüm indirim olanaklarını kullanarak her gün çok sayıda satış yapmaya zorlanıyorlar. Bu zorlama sonucunda kazançları minimuma iniyor ve ilk tedbir olarak personel kısıtlamasına gidiyorlar. Böylece şimdilik gizli olan ama pek yakında hissedilmeye başlanacak olan bir işsizlik ortaya çıkacak. Tüm eğitimlerini oto satmak üzerine almış olan binlerce pazarlamacı piyasada iş aramaya başlayacak.

Oto üreticileri bu park yerlerinin üretilen arabaların toplu nakliyesinden önceki geçici durak yerleri olduğunu öne sürerek bir kriz olmadığını belirtseler de satış istatistikleri bunu doğrulamıyor. Şu anda dünyanın hiçbir ülkesinde binlerce otoyu toplu olarak almak isteyen bir pazar bulunmuyor.

Diğer taraftan talebin azalmasına karşılık tedbir amaçlı olarak fabrikaların üretimi yavaşlatması halinde de binlerce fabrika işçisinin boşta kalması tehlikesi var. Durum pazarlama tarafında da üretim tarafında da tehlikeli.

Bilirsiniz ülkemizde de oto endüstrisi işler yavaşladığında derhal kulis yaparak devletin yardımını talep eder. Dünyada şartlar bu durumda iken kendi otomobilimizi imal edeceğiz diye kahramanlık taslamak acaba ne kadar doğru? Belki fikir doğru ama zamanlamanın çok yanlış olduğu meydanda.

Reklamlar