ÖFKE YÖNETİMİ

EXPO 2020

Bu yazıyı yazmak için iki gün bekledim, belki aşağıdaki cümleyi sarf eden büyüğümüz hatalı olduğunu anlar da özür diler diye ama galiba medya bu işi normal karşıladı, kimse üstüne gitmedi. Acaba ben de görmezden mi gelsem dedim ama hazmedemedim.

Bildiğiniz gibi EXPO 2020’yi alamadık. EXPO dünyanın en eski ve en büyük uluslar arası etkinliklerden biridir. Dünya Sergisi anlamında gerçekleştirilen organizasyona devletler, uluslar arası kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve şirketler katılır. EXPO – Dünya Sergileri’nin organizasyonu ile ilgili düzenlemeler, merkezi Paris’te olan, 167 kayıtlı üyesi bulunan Uluslar arası Sergiler Bürosu (BIE) tarafından yürütülüyor. Küresel çapta bilgi birikimini daha yaşanılır bir dünya için bir araya getiren organizasyonlar olan EXPO’larda, ürünlerden çok fikirler, kültürler ve dünyanın geleceği için projeler sergileniyor.

İlk Dünya Sergisi, 1851’de Londra’da yapıldı. Telefon ilk kez 1876 yılında Philadelphia EXPO’sunda, mikrofon ilk kez 1878 yılında Paris EXPO’sunda, faks makinesi ilk kez 1904 yılında Saint-Louis EXPO’sunda ve televizyon ilk kez 1939 New York EXPO’sunda sergilendi. EXPO, 2010’da Şangay’da 5,28 kilometrekarelik alanda düzenlendi ve 73 milyon ziyaretçi çekti.

İzmir bütün çabasına rağmen ikinci kez aday olduğu bu oylamayı kaybetti. İlk katılımında 2015 için yapılan oylamayı da Milano’ya karşı 21 oyla kaybetmişti. Bu sefer finale kalamadan elendi.

Olimpiyatları alamadığımız zaman da üzülmüştük, öfkelenmiştik. Gene çok öfkelendik ancak bu üzüntü arasında bizi temsil eden kişilerin sözlerine dikkat etmeleri gerekir. Aşağıdaki hitabet tarzı bence adap, örf ve adetlerimize hiç uymadı:

Neler oldu, neler bitti, bu oylamanın nasıl yapıldığı hepimizin malumu. İzmir olarak hepsinden kıyaslanamayacak kadar önde olduğumuzu biliyoruz. Ama başka türlü ilişkiler dönüyor. Bu ilişkilerde bizim işimiz yok. O şekilde kazanmaktansa bu şekilde onurlu şekilde 3. olmak evladır, bizim anlayışımıza göre.

Televizyonda duyduğum, ardından gazetelerde okuduğum zaman utandım. Ne demek istendi acaba, Dubai bu oylamayı şerefsizce mi kazandı?

Devlet büyüklerimize naçizane bir tavsiyem var: Sonradan pişman olacağınız sözler sarf etmeyin. Yetişkinler için Anger Management (Öfke Yönetimi) kursları var, oraya gidin. Lütfen bizi utandırmayın.

Geçen hafta bu köşemde “Çamur at, izi kalsın” diye yazmıştım, bu hafta çamurun tarifini görmüş olduk. Ne yazık…

Reklamlar