İstanbul’da Olimpiyat

Olimpiyat Halkaları

Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi geçtiğimiz günlerde İstanbul’da incelemelerde bulundu. Eski sporcu arkadaşlarım çeşitli komitelerde görev aldılar. Ben de onlardan duyduklarımı sizlerle paylaşmak istedim.

Bildiğiniz gibi Türkiye, henüz hiçbir olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapmadı, 2005 yılında Dünya Üniversite Oyunları’nı düzenledi, Sidney’de düzenlenen 2000 Yaz Olimpiyatları için adaylık teklifi yaptıysa da kabul edilmedi, 2004’te Atina’da düzenlenen olimpiyatlar için tekrar aday olmasına karşın yine ev sahipliği kendisine verilmedi, 2008’de de aday olmasına karşın başaramadı. Şehir 2012 için de teklif yapmış ancak kabul edilmemişti. 2020 için yapılan bu son başvuru Türk şehrinin olimpiyatlar için beşinci adaylığı oldu.

İstanbul trafik plakasındaki 34 ile eşleşmiş olarak tesadüfen ekonomik açıdan dünyanın 34. büyük şehridir. Türkiye’nin en kalabalık, ekonomi dışında sanat-spor-tarih alanlarında ülkenin en gelişmiş ve iki kıta arasındaki konumu dolayısıyla da turistik değeri benzersiz olan bir konumdadır.

Olimpiyatların ana teması olan spor konusuna gelince ne yazık ki Türkiye’nin en gelişmişi olmak uluslar arası kavramlar karşısında yeterli olmamaktadır. Yaz Olimpiyat Oyunları organizasyonunda aşağıdaki 26 spor dalında 36 disiplinde karşılaşmalar yapılmaktadır:

1-Su Sporları
Atlama
Yüzme
Senkronize Yüzme
Sutopu

2-Kano
Kayak Sprint
Kayak Slalom

3-Bisiklet
BMX
Dağ Bisikleti
Yol Bisikleti
Salon Bisikleti

4-Jimnastik
Artistik
Ritmik
Trambolin

5-Voleybol
Plaj
Salon

6-Güreş
Grekoromen
Serbest

7-At Yarışı
8-Okçuluk
9-Atletizm
10-Badminton
11-Basketbol
12-Boks
13-Eskrim
14-Çim Hokeyi
15-Futbol
16-Hentbol
17-Judo
18-Modern Pentatlon
19-Kürek
20-Yelken
21-Atıcılık
22-Masa Tenisi
23-Tekvando
24-Tenis
25-Triatlon
26-Halter

Bu spor branşlarının hiç biri için İstanbul şehrinde Olimpiyat büyüklüğünü kaldıracak kapasitede organize olmuş tesis bulunmamaktadır. Olimpiyat Komitesini ikna edebilmek için 2020 yılına kadar eksik olan bütün spor ünitelerinin ve gelecek olan on binlerce sporcunun ağırlanması için gerekli olan sosyal tesislerin yapımı için devlet garantisi verilmiştir. Böylece rakibimiz olan şehirlerin hali hazırda tamamlanmış tesislerine yetişebileceğimiz alaturka olarak ifade edilmeye çalışılmıştır.

2020 Yaz Olimpiyatları için müracaat eden şehirlerin arasında Roma (İtalya) geri çevrilmiş, Doha (Katar) ve Bakü (Azerbaycan) elenmiş, geriye Madrid (İspanya), Tokyo (Japonya) ile İstanbul kalmıştı.

Madrid ve Tokyo yukarıda listelediğim 26 spor dalının tümünde hazır tesislere sahiptir. Tokyo 1964 yılında Olimpiyat düzenlemiştir. Bu şehirlerde olimpiyat sporcularının kalacağı tesislerin müsabaka mahalleri ile arasındaki ulaşım ve iletişim sorunları çözülmüş durumdadır ki bu İstanbul için değil çözülmek henüz düşünülememiştir. Çünkü şehir aslında şu andaki kalabalığının ulaşım sorununu çözmekten dahi çok uzaktır, yapılması süren ve daha ilerisi için planlanan tüp geçit, köprü ve çevre yolları bittiği zaman şehrin sahip olacağı nüfus ile trafikteki araç sayısı düşünülürse çözüm hayal bile edilememektedir.

Siyasetin devreye girerek Olimpiyatları kazanmak için vaatler vermesi bu gün için Ankara’nın spora olan ilgisini belirtir gibi gözükse de bu güne kadar olan umursamazlığını affettirmez. 26 Olimpik Spor dalının 36 disiplininin hiç birisine hazır olamamak başka nasıl ifade edilebilir? Tarihi Haydarpaşa Garının etrafına yapılması düşünülen tesislerin maketi dahi İstanbulluları dehşete düşürmüştür. E5’in, Kadıköy ve Üsküdar’ın bu gün çektiği trafik çilesinin üstüne bir de Haydarpaşa’ya on binlerce kişinin gelmesi ile kaos yaşanacaktır.

Olimpiyat organizasyonları günümüzde sadece spor karşılaşması olarak değil aynı zamanda ekonomik büyüklükleri ile de dikkati çekmektedir. Bir şehre olimpiyat yapma izni verilirken müsabakalara gelecek seyirci sayısı da hesaplanmakta ve bundan çıkacak olan ekonomik gelirler de şehir seçiminde etken olmaktadır. Hesaplamalar yapılırken o ülkenin halkının gelir düzeyi, müsabakalara bilet alarak gelip gelemeyeceği, tribünlerin dolup dolmayacağı da seçim faktörleri arasında yer almaktadır. Sizce yukarıda listelediğim 36 spor disiplininin kaç tanesinde İstanbullular tribünleri doldurabilir?

Devlet desteği ile olimpiyatları alsak bile bu İstanbul’a zarardan başka bir şey getirmeyecektir. Yöneticilerimiz yıllardır gençlerimize okullarda haftada bir saat spor yaptırarak konuya verdiği önemi belirlemiştir. Gençlerimiz spor yapmak yerine suni olarak yaratılmış düzenle dershanelerde vakit öldürmektedir.

İstanbul’da Olimpiyat için yapılacak spor tesislerinin kaderi de Erzurum’a yapılan kayak pistleri gibi paslanmak olacaktır. Olimpiyatlar bittikten sonra da dünyanın aklında kalanlar ise sadece trafik dolayısıyla yarışlara yetişemeyen sporcuların hikayeleri olacaktır.

Bu yazı 01.04.2013 tarihinde www.bodrumgundem gazetesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar