ÖZEL RÖPORTAJ / Türkler küreğe kucak açtılar: İstanbul’daki başarılı sporcuların büyüleyici hikayesi

3

Türkler tuna nehrinin güneyinden bize saldırdıklarında, orta çağ gemileri ‘hilal’ ile ordularının Romen topraklarına geçişini sağlıyordu. Orta çağ gemilerine rağmen tuna nehrini geçen gemiler manevralarındaki performans spor alanına taşınmıştır. Herhalde sadece gerekli olanı yapmayı amaçlamışlardı. Futboldaki gibi Türkler performansı değerlendirdiler, hayran kaldılar ve satın aldılar. Kaliteli futbol istediler, Hagi ve Adrian İlie’yi Türkiye ye getirdiler. İstanbul’daki sporseverlerin ilgi alanını genişleterek küreğe de geçtiler, özellikler Romanya’da hem ilgi hem de ilgisizliğin olmasından dolayı.

Bu sefer Türkler Romanya’nın kürek alanında en yetenekli sporcularını devşirerek Türk olmalarını sağladılar ve bunu fırsata çevirdiler. Onların arasında Elena-Geanina Zlavog da vardı. İaşi şehrinde profesyonel bir kürekçinin kızı. Annesinin biyografisi onun kariyer seçiminde etkilediğini söylüyor.

1

Zlavog,

Küreğe kendi isteğimle başladım, bu spora annemin CSM İaşi için yarıştığı dönemde kulübün ilk kürekçilerinden biriydi. Küçüklüğümden beri resimleri, madalyaları, gazetelerdeki onun hakkındaki yazıları görünce bende onun gibi olmak istedim, 14 yaşında annemin eski antrenörü Constantin Catescu’ya beraber gittik annem küreğe başlamamı hem onayladı hem de onaylamadı çünkü kürek çekmenin ne demek olduğunu ve performans için verilen emeğin farkındaydı. Bir sene boyunca deneyeceğimi ve aldığım derecelere göre devam edip etmeyeceğime karar vereceğimi söyledim. İlk önemli derecem 4 çiftede birincilikti ve podyumda olma hissi beni bu yolda devam etmek için motive etti diyor zlavog mutlulukla.

Elena 22 yaşında ve 1 seneden uzun bir süredir İstanbul Galatasaray Spor Kulübünde. Romanya spor camiasının ondan çok kolay vazgeçtiğini fark ediyor, başka kürekçilerde de olduğu gibi. Türkler kucak açmıştır, şimdi onlar bize gelmiyor biz onlara gidiyoruz.

Romen küreğine neler olduğunu sürekli soruyoruz kendimize, yönetim sorunları, ilgi eksikliği, genç sporcuları motive etme ve yetiştirme konularındaki eksiklikler, vs.vs.vs…

Kürekçilerimizin hikayesine devam edelim.

Elena-Geanina Zlavog sporcu olarak çok hızlı bir şekilde başarı sağlayarak ön çıktı. 2005 yılında spora başladı ve madalyaların ardı arkası kesilmedi milli ve uluslararası platformda ödülsüz bir döndüğü bir yarışma hatırlamıyor. Çift kürekte, tek kürekte, genç ve büyük takımda başarıları o kadar çok ki yazmak için geniş bir alana ihtiyacımız var.

2

Yurtdışındaki dereceleri 2008 yılında başladı, Gençler Dünya şampiyonasında Sekiz tek 8+ ‘de ve Balkan şampiyonalarında birincilik 2012 senesinde de Üniversiteler Dünya Şampiyonasında da dünya ikinciliğini elde etmiştir. 2008 senesinin son baharında 2011 yılının ilkbaharına kadar olimpik bayanlar ekibinin bir parçası olmuştur.

Yetişme döneminde verilmeyen olanaklar ve Romanya’nın küreğe genel bakış açısından dolayı hayal kırıklığına uğrayarak vazgeçmeyi düşündü elena ama motive edici bir teklif ile karşılaştı, eskiden Romanya olimpik kürek takımında olan Ana Maria Apachitei Galatasaray kulübünün antrenörü çok motive edici bir transfer teklifi yaptı kendisine.

Elena da çok düşünmedi ailesinin de desteği ile Türkiye’nin yolunu tutarak yeni bir kültürle karşı karşıya gelmiştir ve bu ülkenin kürek konusunda Romanya kadar bile başarılı olmamış olması tatlı bir sürpriz oldu. Elena ile beraber Romen olimpik takımının sporcusu olan ve Olimpia Bükreş’ten gelen Anca Luchian da Ana Maria’nın teklifini olumlu karşılamış ve oda Türkiye’ye gelmiştir. Ana Maria’nın vermiş olduğu destek ve bir Romen olması Türkiye’ye alışmasını kolaylaştırdı.

Galatasaray Kulübü kızlarımızı çok sıcak bir ilgiyle ve iyi şartlarda karşıladı. Türkiye’yi temsil etmek için gereken tüm imkanlar sunuldu, onlar buna karşılık olarak özverili bir şekilde çalışarak U23 olmalarına rağmen Büyükler kategorisinde A Final de yarışarak cevap verdiler.

Kürek antrenmanları çok ağır 12 aydan 11’i sadece çalışarak geçiyor, şu anda haftada 12 antrenmanım var günde 2 antrenman yapıyoruz hava şartlarına göre de değişiyor bu sayı.  Suda olan antrenman aslolandır, ama hava şartları buna engel ise örneğin dalga varsa yağmur yağıyorsa spor salonunda antrenman yapıyoruz. Kürek hareketlerinin simülasyonunu yapan bir alet ile çalışıyoruz ‘ergometre’  her antrenmanı koşu ile sonlandırıyoruz.

3

(Fotoğraf: Ana Maria Apachiţei – orta, Elena-Geanina Zlavog – sol, Anca Luchian – sağ)

Elena Galatasaray’ın teklifini onunla ilgilenmeyen sistemin, Romen kürek sporuna ve onu yönetenlere bir tepki olarak kabul ettiğini söylüyor. Bu konu açıldığında Elena sorunun nerede olduğunu çok iyi biliyor.

Küreğin ve genelde Romanya’daki sporların eksiklikleri giderilmelidir, modern düşünce tarzına sahip yöneticiler tarafından yönetilmelidir. Kürek sporu özellikle daha fazla medyada yer almalı ve sadece bir madalya kazanıldığında bahsedilmemelidir. Mantıklı olarak daha fazla yaygınlaşması daha fazla sponsor çekimi demektir ve böylece yüksek performans sporcuları kariyerlerinde destek görebilirler diyor Elena.

Kendisinin ve arkadaşının Galatasaray’a gelmesiyle performansları çok geçmeden yükselmeye başladı ve kızlar çok kısa zamanda Türk vatandaşlığına da geçti. 14 Ocak 2013 tarihi Galatasaray Kulübünde spora başlamalarının birinci yılı doldu ve birinci senenin sonunda sonuçlar harika.

Türkiye Kupası ve Şampiyonasını kazandılar ve Eylül 2012’de Varese İtalya’daki Avrupa Şampiyonasına katıldılar, Elena ve Anca iki tekte yarışarak A finalde 6. oldular. Türkiye’deki kürek sporu için çok önemli bir performans, kızlar ödül kürsüsüne çıkmayı çok istemelerine rağmen esasında Elena ve Anka bu yarışmanın finaline kalan ilk Türk sporcular oldular. Onların performansları İstanbul’a genç bir kürekçiyi daha çekti. Madalina Iacob Steaua takımı ve büyük bayan milli takım sporcusu.

Orhan Pamuk’un ülkesinin kucak açtığı Romanya’daki kürekçilerimizin tek amacı başarılı olmak Türkiye için Elena’ya hangi sporcuları beğendiğini sorduğumuzda kendisi  şu cevabı vermiştir.

“Lucian Bute, çünkü alçakgönüllü, hırslı ve azimli.” dedi. “Lucian Bute, başka bir ülkede, sistem tarafından dışlanan ve başka bir ülke adına tanınan biri” diye ekledim, içimden. Belki o da aynı düşüncede ancak bunu söylemek istemedim. Ama gerçekler ortada, herkes mutluluğu ve olanakları başka bir sistemde buluyor, verdiği emeklerin karşılığını ve motivasyonunu aldığı sürece. Peki bu fırsatı yakalayamayanlara neler oluyor?

 

Link: http://www.ziaruldesport.ro/articol_4253_zds_pg_0.htm

Reklamlar