1920’li yılların sonunda dünyayı sallayan ekonomik kriz sonrasında finans uzmanları suçu paranın önlenemez hızdaki değer artışında bulmuşlardı.

Bu gün de aynı krizi yaşamaya hazırlanıyoruz. Bu sefer daha derin ve sadece insanların, firmaların değil ülkelerin de iflas edeceği bir kriz yaklaşıyor.

Öncü sarsıntılar geçen yıllarda geldi ama doymak bilmeyen PARA, değer artışını sürdürerek kendisini kontrol altında tutmaya çalışan bankaları, firmaları batırırken ülkeleri de zor durumlarda bırakmaya başladı.

En kuvvetli gibi gözüken ve dünyayı idare etmeye heveslenen Amerika bile borcunu ödeyebilmek için tekrar borç alma yoluna gitti. Ekonomi kitaplarında bu iflasın başlangıcı olarak tarif edilir. Borçla borç ödenmez.

Komşu Yunanistan’ın başbakanı AB toplantısında çaresizlik içinde ellerini iki yana açarak “ne yapayım, Mora Yarım Adasını mı satayım?” demesi bundandır. O da borcunu ödeyebilmek için yeniden borç alıyor ve kesinlikle geceleri yattığında uyku uyuyamıyor. Tıpkı Portekiz, İrlanda, İspanya, İtalya Başbakanları gibi.

Önümüzdeki en büyük tehlike Amerika’nın kendisidir. Onlar geçtiğimiz yüz yılda defalarca yaptıkları gibi her sıkıştıklarında dünyanın bir yerinde savaş çıkartmaya çok alıştılar. Dünyanın yeni bir savaşa sürüklenmesinin şu anda onlara geçerli bir çare gibi göründüğünden eminim. Ne yazık ki bu savaş Uzak Doğu’nun kimsenin tanımadığı ormanlarında veya Afrika’nın çöllerinde çıkmayacak. Ortadoğu’nun zengin toprak altı zenginlikleri olan bölgelerinde olacak.

Bu savaş bize teğet geçer mi sizce? Tam tersi. Biz millet olarak dişini sıkmayı bilen, yıllardır terörle savaşan, deneyimli, cesur ve genç bir ülkeyiz. Onların bakış açısıyla öne sürülecek kıymetli bir piyon gibiyiz. AB içinde olmadığımız için çökmemiz onları etkilemeyecek, tam tersi zengin edecektir. Nasıl mı? Savaş sonrası tekrar inşa faaliyetleri ve DOST? ülkelerden gelecek borç yardımlarıyla tabi ki…   

Bizi ödeyemeyeceğimiz kadar büyük bir borç altına soktuktan sonrası kolay. Aynı durumlara düşmüş olan Osmanlı İmparatorluğu yıkılırken paylaşamamışlardı, çünkü ülke kendisini batağın içinden çıkartabilecek bir lider yaratmıştı.

Bu sefer fırsatı kaçırmazlar artık…

Bu yazı 7 Ağustos 2011 tarihinde www.bodrumgundem.com web sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar