KOBİ’lere nasıl kurumsallaşma eğitimi verirken bir yandan da elemanların kişisel özelliklerini, vizyonlarını, kişiliklerini kaybetmemelerini tavsiye ederdik.

Günümüz şirket yönetimi kuralları ise bunun aksini uygulamaya başladı. Artık şirketler eleman ararken açık olan işin tanımını detaylı olarak yapıp, o işe en uygun niteliklere sahip elemanı bulmayı düşünüyorlar. Kişinin özel ilgi alanları, geçmişteki renkli tecrübeleri, aile çevresi, vizyonu çok önemsenmiyor.

 

Bu hatalı seçme yöntemi geçen hafta yayımlanan yazımdaki “Modüler İnsan” tanımındaki elemanları ortaya çıkartıyor. Biri giderse yerine derhal sanki bir makine parçası değiştirir gibi yeni bir eleman alınıyor. Şirketlerin işleri iyi giderken, büyürken bir süre sonra duraklayıp gerilemeye başlamalarındaki en büyük etken işte bu robotlaşmış insan gücü oluyor.

 

Kişinin karakterinin zenginliği ve karizması bilinmeden ona bir işi nasıl emanet edebilirsiniz?

 

Örneğin Fatih Terim Hoca’nın diplomasına ve CV’sine bakarak mı onu işe alırsınız yoksa karizmasına ve vizyonuna mı daha çok değer verirsiniz? Onlar CV’de yazmıyor ki… Fatih Hoca “koş” dediği zaman roket takmış gibi depar atan sporcu acaba onun diplomasına olan saygısından dolayı mı kendini parçalıyor?

 

Şirketinizin içindeki en küçük görevdeki elemanın seçiminde dahi kişinin gözlerindeki pırıltıya dikkat etmenizi tavsiye ederim. Görevlendireceğiniz vizyon ve karizma sahibi bir genç, günün birinde iş tanımında yazanlardan daha faydalı bir eleman olabilir.

 

Belki de ülkemizdeki şirketlerdeki yöneticiler de günün birinde yerlerine eleman yetiştirmekten korkmazlar, batı dünyasında olduğu gibi kapılarını gençlere açık tutarlar. Bunu siyasi partilerimizin de düşünmesinde fayda vardır. Yakın geçmişlerine bakıp ders alabilirler.

 

Kurumsallaşma eğitimleri verirken genellikle sözlerimi şöyle bitiririm: “Her ne kadar firma ile yaptığınız anlaşmada yazmasa da siz gene de insani duygularınızı, gülümsemenizi, pozitif enerjinizi, gözlerinizdeki ışıltıyı iş arkadaşlarınızla ve müşterilerinizle paylaşın.”

 

Kurgu Bilim yazarlarının ön gördüğü gibi kişiliksiz, vizyonsuz, sadece iş tanımında yazdığı kadar görev yapan asık suratlı soğuk robotlarla dolu bir dünya istemiyoruz her halde değil mi?

 

Bu yazı 27.07.2011 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar