Geçen ay içinde Yunanistan ve Macaristan’da ekonomik verilere ilişkin olarak iktidar ve muhalefet arasında sert tartışmalar yaşandı. Her iki ülkede de iktidar partisinin yalan söylediği ortaya çıktı, hatta Macaristan Başbakanı dürüst (!) davranıp enflasyon rakamları ile oynadıklarını kabul etti.

 

Ekonomik veriler aslına bakarsanız halkın büyük bir kesimini direk ilgilendirmez, bizim ülkemizde de AB ülkelerinde de bazı halk tabakaları orada verilen rakamları tam olarak anlamazlar bile ama açıkça anlaşılan bir şey vardır: o da işsizliktir. İnsanları direk olarak ilgilendiren işsizlik rakamları ile ilgili bilgilerin ne kadar doğru olduğu da ülkeler arasında değişir. Çünkü araştırma parametreleri farklıdır.

Obama’nın geçen hafta yaptığı konuşmalarda açıkça ve cesurca belirttiği gibi işsizlik sorunu hemen hal edilebilecek bir konu değil. Amerika’da bu konuda önümüzdeki 5 yıla göre bir çalışma yapılmasından bahsediliyor.

İşsizlik yılın ikinci yarısı sonrası ABD’de % 9.5, Japonya’da % 5.3, Çin’de % 9.6, İngiltere’de % 7.8, Yunanistan’da % 11,9, Almanya’da % 7.6, İspanya’da % 20,  Brezilya’da % 7, Türkiye’’de % 11.

Sorunun çözümü için bu ülkelerin çoğunluğu kısa, orta ve uzun vadeli programlar yaparak aşmaya çalışıyorlar. Bu çözüm paketlerine ilişkin Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) geçen yıl “İşsizlikle Mücadele: Ülke Uygulamaları ve Türkiye İçin Öneriler” adı ile bir derleme yapıp, yayınlamıştı. Derlemeden çıkan sonuç her ülkenin biri birinden öğreneceği bir çok şeyin olduğu yönünde idi.

Türkiye yakın geçmişte işsizlik oranı yüzde 16 düzeylerine kadar çıkmıştı. Bu oran krizin yarattığı bir orandı. Ancak işgücü arz ve talebini göz önüne almayan siyasetçiler yüzünden yüksek işsizlik oranı hemen düşmeyecek. NEDEN?

Çünkü:

– Türkiye’de işgücüne katılım oranı yüzde 49.4- AB’de yüzde 70.9

– Türkiye’de işsizlik oranı 11.0-AB’de yüzde 7.0

– Türkiye’de genç işsizlik oranı yüzde 19.8- AB’de yüzde 6.9

– Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde  28.4- AB’de 65.2

AB bu oranlara rağmen işgücü piyasasına ilişkin ciddi endişeler taşırken, Türkiye’de hükümet mevcut oranlarla “her şeyin yolunda” olduğu ifade ediliyor. Her şey yolunda ise yani sorun yoksa doğal olarak çözüm önerileri de düşünülmüyor ama gerçek bu değil. Bunu da  bahar aylarında büyük gürültü ile gündeme taşınan ve Temmuz başında açıklanacağı söylenen “istihdam paketinden” Eylül ayına girmemize rağmen henüz hala ses seda olmamasından anlıyoruz.

Ankara’dan talebimiz işsizliğe çözüm getirecek somut planların acilen yapılmasıdır. 

Bu yazım 6 Eylül 2010 tarihinde yayımlanan Bodrum Gündem gazetesi 7. sayısında yayımlanmıştır.

Reklamlar