Günlük yaşantımızda bizi zorlayan olayların büyük bir kısmı batı dünyasının günlük hayatında yer almıyor. Trafik sorunu, karşılıksız çekler, geçim sıkıntısı, çok sık değişen siyasi gündem, sosyal haklar, gelecek korkusu, hastalanma korkusu v.s.

Günlük yaşantımızda bizi zorlayan olayların büyük bir kısmı batı dünyasının günlük hayatında yer almıyor. Trafik sorunu, karşılıksız çekler, geçim sıkıntısı, çok sık değişen siyasi gündem, sosyal haklar, gelecek korkusu, hastalanma korkusu v.s.

Batılı toplumlar bu saydıklarım ve daha birçoğundan habersiz olarak gündelik yaşamını sürdürüyor. Bunu orada yaşamaya başladığım yıllarda şoklar yaşayarak öğrendim.

Onların gündelik hayatın içinde düşündükleri en öncelikli şey yaptıkları işi çabuk ve doğru bitirmek, böylece akşam üstü iş bitim saatinden sonra kendilerine, hobilerine ayırdıkları zamanın tadını çıkartabilmektir. Bir de kafalarını en çok kurcalayan, birbirleriyle heyecanla paylaştıkları: yaz veya kış tatili yaklaşırken nereye gitmeli sorusudur. İnanın, hayatın büyük kısmı bunlarla geçiyor. Bizim yaşadığımız günlük sorunlardan haberleri bile yok. Almanya’da sokakta bir adama Euro-Dolar paritesini sorsanız size acıyarak bakar, “uğraşacak başka bir şey bulamadın mı?” gibi bir tavır takınır. Bizde ise sokaktaki adam borsayı, döviz kurunu dakikasıyla takip eder, kahvede bu konular tartışılır, sanırsınız ki hepsinin borsaya yatırdıkları milyonlar var… Gerçek aslında şudur: milyonları yoktur, ama hayalleri vardır.

Biz çabuk zengin olma hayalleri ile yaşarız. Avrupalıda böyle bir hayale rastlayamazsınız. Bunun için yaptıkları tek şey loto oynamaktan ibarettir ama bunun hayalini de fazla kurmazlar.

Daha ilk öğretim sıralarında zaten üç kategoriye ayrılırlar. Eğitimle uğraşmadan direk işe başlaması gerekenler. Orta eğitimle meslek öğrenmesi gerekenler ve yüksek eğitim görebilecekler daha 12 yaş sıralarında kategorize edilirler ve buna ne çocuklar ne de aileler itiraz etmez. İlerleyen yıllarda yükselmek isteyenler için yollar çok açık olduğundan bireyler daha çocukluklarında önlerine konan bu yolu takip ederek mutlu olurlar.

Önlerinde kısa yoldan zengin olan örnekler sadece pop müzik sanatçıları, özel yetenekli sporcu ve sanatçılardır. Onun için de yeteneği olmadan meşhur ve zengin olma hayali kuranlarla da alay ederler.

Eskiden biz de öyle düşünür ve davranırdık. Yeni trendler, moda davranışlar, ikoncanlar bizim de hayallerimizi bozdu. Biz neden böyle olduk? Acaba önümüzde kolay ve haksız yoldan zengin olanların örnekleri mi çoğaldı?

Uluslararası endekslerde Türkiye ile ilgili istatistiklerde dikkati çeken bazı rakamları aşağıda sizinle paylaşmak istedim:

1- Şeffaflık sıralamasında ülkemiz 179 ülke arasında 58. sırada.

2- Fikir özgürlüğü sıralamasında 173 ülke arasında 123. sırada.

3- Ekonomik özgürlük endeksinde 183 ülke arasında 67. sırada

Yorumu size bırakıyorum.

Bu yazı 31 Ağustos 2010 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar