Devlet Bakanımız Çağlayan Amerika gezisinde yapılan röportajlarda ortaya dar bir vizyon çıkması beni düşündürdü.

Sayın Çağlayan Dünya Gazetesinde yayımlananlara göre Türkiye’deki yatırımcılara, atılımcılara örnek göstermek istemiş. Bula bula orada bir hukuk bürosu açıp yanında 5 avukat çalıştıran bir vatandaşımızla bir hastane inşaatında müteahhitlik yapan başka bir vatandaşımızı göstermiş. Sayın Bakan Amerika’da yıllardır ev üst seviyelerde bayrağımızı dalgalandıran doktor, iş adamı, müzisyen, mühendis ve diplomatlarımızı görmezden nasıl gelebilmiş anlamadım.

Bilindiği gibi Amerika’nın tekstil ithalatı 67 milyar dolardır. Bunun 27 milyarını Çin’den alır Biz ise daha 270 milyon dolar seviyesinde emekler devlet büyüklerimiz tarafından da ne büyük ihracat yaptık diye pohpohlanır kandırılırız. Devletin üreticilerimize ve ihracatçılarımıza Amerika’ya açılma konusunda ne bir yol göstermesi ne de bir desteği olmamıştır. Şimdi Amerika’daki ticaret müşavirliği sayımızı dörtten altıya çıkartılacağı müjdesi veriliyor.

Bizim vizyonumuz neden bu kadar dar? Koca bir kıtaya ancak bu kadar mı önem veriyoruz. Tek başına Almanya’da bile daha çok ticaret müşavirimiz var. Amerikanın büyüklüğünü anlayamadığımız çok meydanda. 

Mermer ve doğal taş konusunu yıllardır yazarım. Şimdi ancak Amerika’daki bir firmadan duyulduğuna göre Suudi Arabistan’daki bir projedeki dev doğal taş talebi İtalya’dan karşılanmış ama taşlar aslında Türkiye’den gidiyormuş.

Çok yakın olduğumuz, eksenimizi kaydırmaya çalıştığımız ülkelerdeki alım taleplerini bile yakalayamaz durumdayız. Ne yazık.

Uluslar arası ticaret pazarında daha çok fırın ekmek yemek zorundayız. Bu arada bizim doğal kaynaklarımızı pazarlayan yabancıları da zengin ediyoruz. Dar olan sadece vizyonumuz değil galiba…  

Bu yazı 26 Temmuz 2010 tarihinde yayımlanan Bodrum Gündem Gazetesinde yer aldı.

Reklamlar