Sporcuya kızıp sahaya madde atarak reaksiyon göstermek Roma İmparatorluğundaki Arenalarda bile yoktu.

Alman futbol liginde son iki haftaya girilirken Schalke 04 ve Bayern München ekiplerinin şampiyon olma şansları eşitti. Sondan bir önceki maçlarda München kendi sahasında galip geldi, Schalke ise kendi sahasında ağırladığı takıma yenildi ve şampiyonluğu kaçırdı. Maç bittiğinde seyirciler bizde alışılageldiği gibi toplu olarak Aziz Yıldırıma küfür etmediler, sahaya su şişesi de atmadılar, hatta “Yönetim İstifa” diye bağıran bile olmadı, “Satılmışlar” diye bağıran biri de çıkmadı. On binlerce kişi ağlayarak ayağa kalktı ve dakikalarca takımlarını alkışladı, Onları tek tek tribünlere çağırdı, çiçekler atarak kazandıkları ikincilik için teşekkür etti. Seyircilerin arasında Almanya’da yaşayan Schalke taraftarı Türkler de vardı ama ülkemizdekiler gibi davranmadılar, küfür etmediler.

Beşiktaş basketbol takımı play-off maçında seride 1-0 önde başladığı maçın sonuna doğru iyi bir seri yakalayıp Telekom’u dağıttı ve hemen her attığını sayı yapmaya başladı. Amaçları İstanbul’daki maçı kazanıp durumu 2-0 yapıp gelecek hafta Ankara’daki maça avantajlı başlamaktı. Telekom maçın o dakikalarında toparlanmaya çalışıyordu. Koç mola alıp takımı motive etmeye ve maça ortak olmaya yöneltmeye çalışıyordu ama başarılı olamıyordu. Tam bu sırada bir Telekom hücumunda Beşiktaş taraftarları sahaya su bardakları atmaya başladılar. Televizyon kamerası şans eseri tam o noktaya odaklanmıştı. Bazıları bardakları sahaya savururken yanındakiler de gülüyorlardı. Hakem maçı durdurdu. Görevliler sahaya girip yerleri silmeye başladılar. Maç soğudu. Beşiktaş hızını kaybetti. Telekom antrenörü fırsatı değerlendirdi, takımı dinlendirdi, motive etti ve sahaya sürdü. Maça yeni baştan asılan Telekom sonunda Beşiktaşı yenerek durumu 1-1 yaparak Ankara’da yapılacak maç için bir avantaj ele geçirdi.

Bu seyirciyi kim durduracak. Eğitim, para cezası, seyircisiz oynama cezası, hapis cezası?

Almanya’da bu neden olmuyor. Çok mu eğitimliler? Hayır. Ceza çok mu yüksek? Evet ama kendini kaybedenleri durduran o da değil.

Cevap son günlerde siyasi amaçlarla kirletilen bir deyim: “Mahalle Baskısı”.

Çevrenin yapılan hareketi beğenmemesi Avrupa’da kişiyi o hareketi yapmaktan alıkoyuyor. Beşiktaş maçında da arkadaşları tarafından teşvik edilmeseler o gençler sahaya yabancı madde atmanın ne kadar insanlıktan uzak, takımının renklerine yakışmayan bir hareket olduğunu fark edebilirlerdi diye düşünüyorum.

Görev bence medyanındır. Bu kendini bilmezleri ve çevrelerini eğitmek medyanın elindedir. Ne yazık ki Beşiktaş maçının ardından gazeteleri incelediğimde bunu yazan kimseyi göremedim. Sanki sahaya su bardağı atmak doğal ve bir güncel olaydı. Şimdi o terbiyesizler mahallelerinde kasılarak dolaşıp, “nasıl da maçı durdurdum” diye övünüyorlar ve çevreleri de onlarla iftihar ediyordur her halde. Ne yazık…

Bu yazı 2 Mayıs 2010 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesine yayımlanmıştır.

Reklamlar