Komşumuz Yunanistan’ın kısa süre içinde 20 milyar euro, Mayıs sonunda kadar da kırk milyar euro bulması gerekiyor.

Komşumuz Yunanistan’ın kısa süre içinde 20 milyar euro, Mayıs sonunda kadar da kırk milyar euro bulması gerekiyor. Toplam borcu 300 milyar euronun üstünde. Komşuda işsizlik %10 sınırını aştı. İç huzursuzluk var. AB’den yardım bekleniyor.

Buna karşılık Avrupa Birliği IMF’ye rakip olacak bir para fonu kurma işini savsaklıyor. AB’nin zengin “abi”si Almanya Yunanistan’ın AB kurallarına uymadığı için iflas ettiğini, kurallara uymayan biri için yeni kurallar yaratıp onu kurtarmaya sıcak bakmadıklarını düşündüğünü açıkladı. Bence doğru düşünüyorlar.

Neticede Yunanistan bizim sık sık düştüğümüz duruma düştü. Yakın dost zannettiği ülkeler tarafından dışlandı, şimdi çok yüksek faizlerle borç alıyor ve batışını hızlandırıyor, yardım elini uzatması gerekenler de ayak sürüyüp durumdan kazanç sağlamaya çalışıyor.

Bu işle yıllardır bizim başımıza gelince hep din, ırk farklılığından dem vurup batılıların bize bakış açılarını eleştirirdik. İşte Yunanistan’a takındıkları tavır meydanda. Ne din, ne ırk demek ki kapitalizmde geçmiyor. Varsa yoksa kazanç…

Komşu bu durumda ne yapar? Bir şansı var. Turizm sezonu geliyor. Bütün gücüyle bu sektöre saldırıp, erken rezervasyon, her şey dahil ve diğer bilinen bütün metotları deneyerek turisti kapmaya çalışacak.

İki hafta önce de yazdığım gibi fiyatlarını düşürerek pastadan kalın bir dilimi ele geçirmeye başladılar bile ama bu davranışın bütün Ege ve Akdeniz çanağındaki turizm dengelerini bozma tehlikesi var.

Bu durumda biz ne yapmalıyız? Kalitemizi öne sürerek para harcayan turisti çekmeye çalışmalıyız. Bırakalım ucuz turist Yunanistan’a gitsin. Onlar yıllardır buraya gelip bize kazanç sağlamadılar ki… El birliği ile kalitemizi yükselterek basamak atlamanın tam sırasıdır. Krizlerden fırsatlar da doğabilir…

Bu makale 22 Mart 2010 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar