Yoksa uluslar arası ilişkilerde kullanılan dile önem vermeyen yöneticilerimiz tekrar bir pot kırıp alay konusu olacaklardı.

Merkez Bankası başkanımız toplantıdan toplantıya koşup notlar tutarak geniş bir ekibin ancak altından kalkabileceği işi tek başına yapmaya çalışıyor. Her halde o da dönüşte kurmaylarına bilgi vermeye hazırlanıyor. Çok yetersiz ve ne yazık ki amatörce.

Bu arada Ankara’nın tutumuna karşılık bazı büyük firmalarımız kendi olanakları ile orada en üst düzeyde temsil ediliyorlar, ürünlerini ve ülkemizi temsil etmeye çalışıyorlar. Ne üzücüdür ki hem batı, hem de doğu dünyası o firmaların arkasında Ankara’nın desteğinin olmadığını farkındalar. Bence Türk bayrağını ayakta tutmaya çalışan o firmalara madalya verilmeli.

IMF ile olan sahte dostluğumuzu onlar da fark etmiş olacaklar ki Davos’tan gönderdikleri mesajda ilişkilerimizin mükemmel olduğunu belitmişler. Aslında değil. Türkiye’nin Batı’dan kopmaya doğru gittiğini onlar da görüyor.

Şimdi merak konusu olan konu şu: Obama’nın bankalara karşı açtığı savaşın sonunda çıkacak olan ezici kararlar acaba ülkemizdeki bankaların çoğunu ele geçirmiş olan batılı firmaları nasıl etkileyecek.

Bunun ucu bize nasıl dokunacak.

Bildiğiniz gibi Amerika’da batmasınlar diye halkın ödediği vergilerle bankalara pompalanan milyarlarca dolar karşılığında gene de yüz elliden fazla banka batmış, ve dolaylı olarak etkilenen piyasalarda yedi milyon kişi işsiz kalmıştı. Başkan Obama çok kararlı, bunun hesabını soracak.

Buna benzer bir kaos yaşayan ülkemizdeki işsizlik ve geçim derdi sorununa peki kim neşter atacak???

Bunun hesabını kim soracak???

Bu makale 31 Ocak 2010 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar