Bodrum’un DNA’sı

DNA

Konu ile ilgili olanlarınız bilirler, her kurumun bir üretim ve hizmet konsepti vardır. Büyük markalar buna “Firma DNA”sı derler. Anlamı, o kurumun kalitesini sürekli kılmak için çalışanlarına verdiği kalite eğitiminin içeriğidir. Her firma piyasadaki yerini korumak, başarısını sürekli kılmak için ilk olarak müşteri memnuniyetini, sonra da hemen ardından çalışan memnuniyetini sorgular. Kendisine başarı yolunun haritası çizebilmek için bu bilgilere ulaşmaya çalışırlar. Aslında iki bilgi birbiri ile çok yakından ilgilidir. Çalışanı memnun olmayan bir işletmenin müşterisi de memnun değildir. Firma içindeki negatif enerji bir şekilde dışarıya taşar ve insanları etkiler. Bunu engellemek için çalışanların çok iyi eğitilmesi, firmanın kalite prensiplerinin çalışanlara aktarılması gerekir. İşte o zaman bir Firma DNA’sı ortaya çıkmaya başlar. Kuruma yeni gelenlere verilen eğitimin yanı sıra çalışan kıdemli personelin de davranışları o DNA’nın içeride yayılması ve kabul görmesini sağlar. Doğru DNA ile çizilmiş bir başarı planlaması firmanın sürekli olarak kalitesinin üst düzeyde kalmasını ve müşteri memnuniyetini beraberinde getirir.

Bence Bodrum Ticaret Odası Bodrum’un DNA’sını çıkartıp bunu yarımadanın amiral gemisi olan turizm sektöründeki firmalara tanıtmalıdır. Bununla da kalmayıp tüm sektörel kuruluşların bu prensiplere uymasını zorlamalı ve denetlemelidir. Bodrum’un kalitesini düşürecek her türlü uyanık (!) pazarlama tekniklerine derhal müdahale edilmeli ve o kurumlara daha sıkı bir denetleme getirilmelidir. Bodrum’a gelen yerli ve yabancı turistlerin şikayetlerini iletebilecekleri bir merkez kurulmalı, bu merkezin iletişim bilgileri birkaç lisanda tüm işletmelerde en önde göze çarpacak şekilde yer almalı, şikayetlerin hızla denetlenmesi ve giderilmeye çalışılması kalitenin süreklilik kazanması için önemlidir. Hakkında şikayet olan kurumların en kısa sürede sorunu çözmemeleri durumunda afişe edilerek cezalandırılmaları gerekir. Böylece Bodrum’un top yekun bir kalite hamlesi yapması sağlanabilir.

Şu günlerde sezonun Kurban Bayramı ile bitmesine yaklaşırken kurumların yapması gereken en akılcı iş gelecek sezonu planlamaktır. Bilirsiniz, en kötü plan bile plansızlıktan daha iyidir. Bu durumda özellikle turizm sektörü ve çevresindeki her büyüklükteki kuruluşların geçen sezon ile ilgili olarak kendilerini sorgulaması, müşteri memnuniyeti ve çalışan memnuniyeti kavramlarını irdelemesi gerekir. Şimdi firmaları kendi DNA’larını çıkartması, bulgularını Bodrum DNA’sı ile karşılaştırması zamanıdır.

Ticaret Odamızdan beklentimiz de acilen bir Bodrum DNA’sı çıkartmasıdır.

 

Reklamlar