Olimpiyatlar ve Baron Pierre de Coubertin

Olimpiyatlar, antik gelenekler bağlı kalarak dört yılda bir yapılan geniş kapsamlı bir spor organizasyonudur. Olimpiyat Oyunları, dünya çapında her ülkeden sporcuları ön plana çıkartarak, gazetecilerin, televizyoncuların, spor adamlarının, ülkelerin ve seyircilerin katılımı ile aslında insanlar ve ülkeler arası barışın sağlanabilmesini amaçlamaktadır.

1-Baron_Pierre_de_Coubertin

Resim: Baron de Coubertin (Photograph from Bain News Service)

Antik şekli ile eski Yunanistan’da yapılan oyunlar Fransız soylusu, pedagog, tarihçi ve sporcu  Baron de Coubertin (1863-1937) tarafından 19. yüzyıl’ın sonlarında modernize edilmiştir. Antik oyunların yapıldığı Olympia antik kentinin arkeologlar tarafından o dönemde açığa çıkarılmasından doğan eski oyunlara genel ilgi onu da yakından ilgilendirdi. Oyunların tekrardan başlatılması fikrini planlamaya başladı. Tarihi dikkatle incelersek Coubertin’in bu fikri Wenlock Olimpiyatlarından aldığını görürüz.

1850 Wenlock Olimpiyatları

Modern Olimpiyat fikri ve ilk uygulaması 1850 yılında İngiltere’de efsane Lady Godiva’nın yaşadığı yer olan Much Wenlock kasabasında kurulan “Wenlock Olympian Society Annual Games” organizasyonudur ve halkın fiziksel – ruhsal yapısını geliştirmek amacıyla başlamıştır. İlk organizasyonda Futbol, Kriket, Koşu, Çekiç Atma, Güreş, At Üstünde Halka Fırlatma ve El Arabası yarışı gibi müsabakalar yapılmıştı. 1860 Yılında bu oyunları resmileştirmek için kasabanın doktoru olan William Penny Brooks tarafından “Wenlock Olympian Society” kuruldu.

2-olympian-dream-covers400x400

Resim: Dr. William Penny Brooks (Foto: wenlock-olympian-society.org.uk)

1809 doğumlu Dr. William Penny Brooks’un babası da aynı kasabanın doktoruydu. 1890 yılında Pierre de Coubertin organizasyonu ziyaret etti, Dr. Brooks Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi kurulması fikrini ortaya attı. Fikri benimseyen Coubertin’in çalışmalarıyla 1894 yılında hazırlanan IOC kuruluş Kongresinde Dr. Brooks kurucu üye olarak şeref misafiriydi ancak sağlık nedenleriyle açılışa katılamadı ve bir yıl sonra 1895 yılında 86 yaşında vefat etti. Wenlocker Olimpiyat Oyunları 1950’de tekrar yapılmaya başlandı. Geleneksel Wenlock Oyunları 1977 yılından beri İngiliz Olimpiyat Komitesi tarafından organize edilmektedir, 1990 yılında Prenses Anne, 1994 yılında IOC Başkanı Juan Antonio Samaranche organizasyonu ziyaret etmiştir. 2012 Londra Olimpiyatlarının Maskotlarından biri de bu oyunların anısına bağlı olarak Wenlock olarak isimlendirilmiştir.

9-2012 maskotları 

Resim: Maskotlardan Wenlock, 1850 yılında ilk Olimpiyat denemesinin yapıldığı Much Wenlock bölgesini, Mandeville de 1948 yılında Buckinghamshire’daki ilk Tekerlekli Sandalye Dünya Şampiyonasının yapıldığı bölgeyi temsil etmekteydi.

Olimpiyatları organize etmek amacıyla Modern Olimpiyatların kurucusu Baron Pierre de Coubertin, 23 Haziran 1894 tarihinde Paris- Sorbon’da yapılan toplantıya 37 spor kuruluşunu temsilen 78 kişi ve 9 ülkeden 20 delegeyi davet eder. Salonda 2000’i aşkın bir davetli topluluğunun izlediği “International Athletic Congress” adlı toplantının gündeminde amatörlük kavramının anlamı, uygulaması ve Olimpiyatlar konuları vardı. “Olympism” diye adlandırılan komitenin başında Yunan Demitrios Vikelas ve üyeler arasında da Amerikalı Dr. William M. Sloane vardı. Toplantı sonunda Comite International Olympique (Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi) kuruldu. İlk Komitede iki Fransız, Yunan, Rus, İsveç, Amerikan, Çek, Macar, iki İngiliz, Arjantin’li, Yeni Zelanda’lı ve İtalyan delegeler vardı. Almanya’dan delege davet edilmemişti, Fransızlar 1870-71 savaşı sonrasında Almanları düşman ülke olarak tanımaktaydılar. İlk toplantıda Yunan delegesi Demetrius Vikelas başkan seçilmiş ve ilk Olimpiyat Oyunlarının iki yıl sonra, tarihteki yerine bağlı kalarak 1896’da Atina’da yapılmasına karar verilmişti. IOC merkezi olarak İsviçre-Lozan şehri seçildi.

Olimpiyat Oyunları’nın başlangıçta sadece yaz sporlarını içeren, Yaz Olimpiyatları, 1896’dan beri 30 kez planlanmış, üç kez (1916-1940-1944) Dünya Savaşları istisnaları hariç her dört yılda bir yapılarak 27 kez gerçekleşmiştir. 2012’de Londra’da yapılan son Olimpiyatlar 30. Olimpiyat olarak anılmaktadır. 1906 yılında resmi kayıtlara girmeyen Atina Ara Olimpiyatları yapılmıştır. Kış Oyunları ise 1924’te yapılmaya başlanmıştır ve 1994’ten beri Yaz Oyunlarının yapıldığı yıllardan iki sene sonra yapılmaktadır. Oyunların temel kural ve prensipleri Olimpik İlkeler adıyla derlenmiştir.

1869 yılında ilk kez düzenlenen, kadınların yarışamadığı sadece erkek atletlere açık olan Atina Olimpiyatından Yunan halkı ve hükümeti çok memnundular ve Olimpiyat oyunlarının kalıcı olarak Atina’da gerçekleşmesi görüşü birçok sporcu tarafından paylaşıldı. Coubertin ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi ise bu isteği kabul etmedi, organizasyonun uluslar arası bir kimlik kazanması amacıyla ikinci Olimpiyatın Paris’te düzenlenmesine karar verdi.

1900 Paris Olimpiyatı pek de Pierre de Coubertin’in düşündüğü gibi olmadı. Bir panayır havasında düzenlenen olimpiyat beş ay sürdü, karşılaşmalar bir spor müsabakasından çok eğlence amaçlı yapılmış gibi oldu. Açılış ve kapanış törenleri yapılmadı, oyunlar süresince de Coubertin’in adı anılmadı.

1900 Olimpiyatı sonrasında ilginin az olması endişelere yol açmış ve bir sonraki organizasyonun Amerika veya İngiltere’de olması düşünülmüştü. Pierre de Coubertin 1904 için organizasyon konusunda kontakları olduğu Chicago şehrini seçmişti. Ancak o yıl Amerika için çok önemli bir olayın 100. yıldönümü olacaktı. Amerika topraklarının (dörtte biri kadar) 2 milyon kilometrekarelik büyük bir bölgesinin XVII. Yüzyıldan beri sahibi olan Fransa, bu uçsuz bucaksız araziyi XIX. Yüzyılın başında (1803 yılında) Amerika’ya 15 milyon dolara satmıştı. Bu mutlu olayın kutlanması şerefi de St.Louis kentine verilmişti. Başkan Theodore Roosevelt’e konunun önemi anlatıldı ve Roosevelt, de Coubertin’den oyunların Chicago’dan St.Louis’e alınması konusunda ricada bulundu. Amerikan Cumhurbaşkanı’nın ricası 22 Aralık 1902 günü IOC’de yapılan oylamada, beş çekimser oya karşılık çoğunlukla kabul edildi.

Coubertin’in problemleri henüz bitmemişti. 1900 için “kötü”, 1904 için “yetersiz”  denirken St. Louis için “berbat” yorumları yapıldı. O dönemde oyunlar tamamen amatör sporcuların kendi olanakları ile yarışması fikri üzerine kurulduğu için katılımcıların büyük çoğunluğu ABD ve Kanada’dandı.

St. Louis’in uzaklığı nedeni ile oyunlara çok az sayıda ülke katıldı ve 625 sporcudan 533’ü Amerikan takımı adına yarıştılar. Olayı abartan Amerikalı organizatörler sporla ilgisi olmayan branşları da programa koydular ve 280 Madalyanın 235’i de Amerikalılar tarafından kazanıldı. Coubertin haklı olarak St.Louis’e gitmedi.

St.Louis Olimpiyatı, bir bakıma ülkeler ve bireysel sporcular arasında değil, sanki Amerika’nın en büyük iki rakip spor kulübü arasında geçti. Basının da desteklediği bu çekişme sonunda New York Athletic Club küçük bir farkla Chicago Athletic Association’ı geçti.

 

1906 Atina Ara Olimpiyatı

İlk iki Olimpiyat denemesinin fuarların gölgesinde kalması ve müsabakaların aylara dağılarak çok uzun sürmesi ile seyircinin ilgisini kaybetmesi üzerine Yunanistan, ilk Modern Olimpiyat olarak kabul edilen 1896’nın onuncu yılında sadece sporun ön planda olduğu özel bir Olimpiyat düzenlemek istedi ve Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi’ne başvurdu. Ancak IOC’nin Modern Olimpiyat Oyunları hakkındaki kuralları son derece kesin ve katıydı. Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir, dünyanın bir başka ülkesinde yapılacaktı. Bu nedenle Yunanlıların bu önerilerinin kabulü mümkün değildi. Ancak Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu olan Baron Pierre de Coubertin’in araya girmesiyle Yunanlıların bu isteği şartlı olarak onaylandı. Düzenlenecek oyunlara “Ara Olimpiyat” adının verilmesi uygun görüldü. Bu Olimpiyata katılmak için Milli Olimpiyat Komiteleri’nin amatörlük onayları aranmayacak, şampiyonluğu kazanan ülkelerin milli marşları çalınmayacak ve bayrakları göndere çekilmeyecekti. Bu “Ara Olimpiyat”a katılabilmek için o ülkenin uyruğundan olmak yeterli görülecekti.

Böylece IOC tarafından resmi olarak tanınmamasına rağmen 22 Nisan ile 2 Mayıs 1906 tarihleri arasında Atina’da gerçekleştirilen bu organizasyona 20 ülke, 6 kadın, 848 erkek, toplam 854 sporcu ile katıldı. 13 spor branşında 78 kategoride karşılaşmalar yapıldı. „Ara Olimpiyat“, Yunanistan Prensi Konstantin tarafından açıldı.

Osmanlı İmparatorluğundan da 30 sporcu Atina’ya gitmişti. 1906 Atina Ara Olimpiyat Oyunları’nda atletizm, jimnastik, eskrim, güreş ve (İzmir ve Selanik’ten birer takım olarak) futbol dallarında İstanbul’dan 8 Rum, İzmir’den 1 Ermeni, ve 10 İngiliz, Selanik’ten de 1 Musevi ile 10 Rum Osmanlı Devletini temsil etmişlerdi.

3-Yorgo Alibrantis

Resim: Yorgo Alibrantis  (Foto: tatavla.org)

1896 yılında kurulan Kurtuluş Spor Kulübü (İraklis Jimnastik Kulübü) sporcusu olan Yorgo Alibrantis (1880-1943), 10 metrelik ipe tırmanma yarışmasında 114 saniyelik derecesiyle Dünya Rekoru kırarak birinciliği kazandı. Bu yarışma ertesi yıl resmi yarışmalar listesinden çıkarıldığından Yorgo Alibrantis (2014 yılı itibariyle) 108 yıldır kırılamamış olan bir Dünya Rekoru sahibidir.

İzmir Futbol Karması Danimarka’ya 5-1 yenildikten sonra Selanik’i 3-1 yendi ve Atina Karması’nın maça çıkmaması karşısında hükmen galip sayılarak ikinciliği kazandı.

1908 Olimpiyatı için aday şehirler Roma, Londra, Berlin ve Milano idi. Önceleri Roma seçilmişti ancak Vezüv yanardağının 7 Nisan 1906’da patlaması Roma’nın ekonomik durumunu bozunca oyunlar Londra’ya verildi.

Uluslar Arası Olimpiyat Komitesi 1907’deki toplantısında, bundan böyle Olimpiyatlarda ilk üç sırayı alanlara Altın, Gümüş ve Bronz Madalya vermeyi kararlaştırdı. Londra’da 22 spor branşında 109 müsabaka yapıldı.

Baron Pierre de Coubertin ve Türkiye

O dönemde Galatasaray Lisesi öğretmenlerinden Juery ile iyi görüşen Selim Sırrı, Juery aracılığıyla Pierre de Coubertin ile temas kurdu. Coubertin, Türkiye’nin de IOC’ye girmesini istiyordu. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte harekete geçen Selim Sırrı, ilk Milli Olimpiyat Komitesi’ni kurdu.

1907 yılında Coubertin İstanbul’u ziyaret etmişti. Mühendishane-i Hümayun’da jimnastik ve eskrim öğretmenliği yapan Selim Sırrı Bey ile zamanın ünlü Tokatlıyan Oteli’nde buluşan Baron, bizzat Selim Sırrı Bey’den bir Olimpiyat Komitesi kurmasını rica etmişti.

Tatavla Heraklis Jimnastik Kulübü, sporcusu olan Mulos efendi, Galatasaray Lisesi öğrencisi idi. Baron Pierre de Coubertin İstanbul a geldiğinde, edebiyat öğretmeni M. Juery tarafından Baron’a rehber olarak verilmişti ve İstanbul’da bulunduğu süre içinde ona eşlik etmişti.

Baron Pierre de Coubertin, gerek bu genç jimnastikçiye bir armağan, gerekse Türkiye’deki kişisel temsilcisi Selim Sırrı (Tarcan) Beye bir jest olarak Aleko Mulos’u özel olarak Londra’ya çağırmış ve gerekli belgeleri de 1908 Londra Olimpiyat Oyunları Organizasyon Komitesi’ne kendi hazırlayıp sunmuştu. Aleko Mulos, yarışmalarda dereceye giremedi ama Olimpiyata katılan ilk sporcumuz ünvanını aldı.

IOC’nin kuruluşu ile birlikte ilk kabul ettiği komitelerden biri de 1908 yılında kurulmuş olan Osmanlı Milli Olimpiyat Cemiyeti olmuştur. İlk Olimpiyat Komitesinin başkanlığına Servet-i Fünun gazetesinin sahibi eski sporculardan Ahmet İhsan Tokgöz getirildi. Selim Sırrı Tarcan genel sekreterlik görevini üstlendi. Üyelikleri ise Hasib, Asaf ve Cevat Rüştü Beyler yaptılar.

Türkiye (Osmanlı Devleti), resmi olarak katıldığı ilk Olimpiyat Oyunu olan 1912 Yaz Olimpiyatında, yönetici olarak Selim Sırrı Tarcan ile iki atlet Vahram Papazyan ve Mıgırdiç Mıgıryan ile temsil edildi. Madalya kazanılmadı.

1912 Yaz Oyunları, Beşinci Olimpiyat olarak tarihe geçti ve İsveç–Stockholm’de resmi olarak 6 Temmuz ile 22 Temmuz arasında yapıldı. Tenis karşılaşmaları açılıştan çok önce, 5 Mayıs 1912’de başladı. 1912 Olimpiyatı için Stockholm’e rakip aday şehir yoktu. Modern Olimpiyatlar tam anlamı ile Stockholm’de “modern” oldu ve birçok konuda ilkler yaşandı. Coubertin’in rüyaları, belki de 1912’de gerçek olmuştu. Bu Olimpiyatta ilk defa tanıtım posterleri hazırlandı, elektronik zaman ölçümleri ve foto finiş teknikleri kullanıldı.

1912’den 1948 Olimpiyatına kadar yedi organizasyonda spor karşılaşmalarından başka sanat temalarında da madalyalar verildi. 1912 oyunlarında 18 farklı sanat konusunda birinciler belirlendi. Literatür konusunda madalya Georges Hohrod’a verilmişti Daha sonra bu kişinin aslında Baron Pierre de Coubertin olduğu ortaya çıktı. Coubertin, Literatür konusunda Ode to Sport adlı şiiri ile Altın Madalya kazanmıştı.

O yıl kurulan IOC ve hemen tüm branşlardaki Uluslararası Federasyonlar Stockholm’de yapılan derecelerin otomatik olarak Dünya rekoru olarak kabulünü kararlaştırdı. (Spor Federasyonlarının en eskisi 1892 yılında kurulan FISA – Uluslar Arası Kürek Federasyonudur.)

1912’de ilk defa olarak Pierre de Coubertin’in buluşu olarak tanıtılan Pentatlon yarışları düzenlendi, aslında Pentatlon Antik Olimpiyatlar zamanında M.Ö. 708 yılında yarışma programına dahil edilen koşu, uzun atlama, disk atma, mızrak atma ve güreş gibi beş spor dalından oluşan kategori idi ve Yunanca´da “Penta” (beş) anlamına gelen kelimeden gelmekteydi.

4-Büste_Pierre_de_Coubertin_Baden-Baden

Resim: Almanya-Baden Baden şehrindeki Coubertin büstü

1924 Olimpiyatının Amsterdam’da yapılması kararlaştırılmışken 1894 de Coubertin’in Olimpiyat fikrinin kabul ettirmesinin 30.yıldönümü nedeniyle seçilen Paris, çeyrek asır evvelki kötü imajı silmek fırsatını buldu. “Savaşta Yenilenler” Almanya, Türkiye, Avusturya, Macaristan ve Bulgaristan tekrardan Olimpiyata davet edilirken Fransa ile arasındaki soğukluk nedeniyle Alman takımı Paris’e gelmedi.

1924 Paris Olimpiyatında Türkiye Milli Futbol Takımı da ilk kez yer aldı. Milli takım Çekoslovakya’ya 5-2 yenilerek elendi. Türkiye, 1924 Olimpiyatında Atletizm 4, Eskrim 1, Futbol 11, Güreş 5, Halter 1, toplam 22 sporcu tarafından temsil edildi.

5-1924 Türk Ekibi

Resim: 1924 Paris Olimpiyatına katılan Türk sporcuları.

Paris Olimpiyatında Türk Kafilesinin Başkanlığını Galatasaray Spor Kulübünün kurucusu Ali Sami Yen yapmıştı. Kafilemizde Başkan Yardımcılığı görevinde Burhan Felek vardı.

6-Centennial_Olympic_Park_statue

Resim: Coubertin heykeli (Centennial Olympic Park, Atlanta)

Baron Pierre de Coubertin, dünya gençliğinin ve barışın sembolü olarak kurduğu Olimpiyatların politikaya alet edildiğini belirterek, 1924 Olimpiyatının ardından IOC başkanlığından ayrıldı. IOC, 1924 Olimpiyatından itibaren her 4 yılda bir Yaz Olimpiyatlarına paralel olarak Kış Olimpiyatlarının da yapılmasına karar verdi.

Coubertin, 1937 yılında Cenevre’de vefat edinceye kadar IOC Onursal Başkanı olarak kaldı. IOC’nin merkezinin bulunduğu Lozan şehrinde defnedildi ancak vasiyeti üzerine kalbi ayrı olarak Antik Olympia’ya gömüldü.

 

 

Reklamlar