BİZ SAFMIYIZ?

untitled

BİZ SAFMIYIZ?

BİZ SAFMIYIZ?

İnsanlık var oldukça aldatanlar ve aldananlar olacaktır şüphesiz. Bizler de okuryazar takımı olarak olup bitenleri izleyerek kendimize ders çıkartmaya çalışıp, sonra da bunları yakın çevremizle paylaşmaya çalışırız. Ancak son zamanlarda iletişim kanallarının çoğalması ve hızlanması ile bazı rahatsız edici bilgilerin daha çabuk açığa çıkması ve paylaşılması mümkün olmaya başladı. Bunun iyi tarafı artık bir yolsuzluğu, densizliği saklamanın kolay olmadığıdır ancak diğer yönden bakıldığında bu davranışların süreklilik göstermesi ve giderek artması gençlerimize kötü örnek olmaya başladı.

Siyasal hayatımızdaki liderlerden başlayıp, magazin dünyasına, spor dünyasına kadar uzanan bu sahtecilik modası derhal önlem alınmazsa bizi sonu kötü bitecek bir maceraya doğru götürüyor.

En basitinden bir futbol maçını seyrederken en rahatsız olduğum iki olayı aktarayım: Birincisi, gençlerin örnek aldığı bir futbolcu top kendisinden taça çıktığı halde ellerini kaldırıp hakemi aldatmaya çalışması ve hakemin bu sahtekarlığı cezalandırmaması, ikincisi gene böyle bir sporcunun rol yaparak kendini yere atıp, sanki bir tarafı kırılmış gibi sürünüp, kıvranıp hakem karşı tarafa faulü çalınca ayağa fırlayıp koşmaya başlaması. Ben de yıllarca spor yaptım, sakatlık nedir iyi bilirim. Gerçekten sakatlanırsan on saniye sonra kalkıp öyle koşamazsın. Burada Atatürk’ün belirttiği gibi “Ben Sporcunun Zeki, Çevik ve Ahlaklısını Severim” sözünü hatırlamamak elde değil. Biz çocuklarımıza bu sahteci futbol ilahlarını mı örnek olarak göstereceğiz?

Magazin dünyasında en hoşuma giden ve beni gülümseten laf “seviyeli beraberlik”. Bu lafın arkasında yatan gerçek aslında Türk Hukukuna göre suç teşkil ediyor. Gençlerimiz bu seviyesiz yıldızları mı örnek almalı? Peki onları birer halk kahramanı yapan medyaya ne demeli. Bir sabun köpüğü dizisinde rol alarak kahraman olunur mu? Eskiden halk kahramanı olmak bu kadar kolay değildi, ayrıca üstüne çuvalla para da vermezlerdi.

Siyaset dünyasında kasetler, videolar cirit atıyor. Suçlu durumuna düşen bir büyüğümüzün dediğini ibretle okuyoruz. Haksız yollarla elde edilen paralarla ilgili bir telefon konuşmasının ardından “ama onlar da bizi izinsiz dinlemişler” diyerek topu taça atmaya çalışmasını görüyoruz, okuyoruz, öğreniyoruz. Demek ki, günün birinde biri bize de bir çamur atarsa derhal konuyu başka yöne çevirip, gündemi değiştirmemiz gerekiyor, yerlerse…

Ne yapmalı?

Sporu seven, seyreden, takım tutan bizleriz. O şımarıkları alkışlayanlar da bizleriz. Acaba kendimizi mi eğitmeliyiz?

Magazin dünyasındaki etik olmayan, çarpık yaşam tarzlarını medyada merakla takip eden, reyting yapmalarına sebep olanlar gene bizleriz. Acaba değer yargılarımızı ve kanunlarımızı mı farklı yorumlamalıyız?

Bizi yönetenlerin, bizden aldıkları vergilerle elde ettikleri paralarla reklam yapmalarını izlemek zorunda mıyız. Haksız kazançlar, rüşvetler hiç bu kadar çok konuşulmamıştı, hepsi de yalan mı? Yoksa bizler çok mu safız?

 

Reklamlar