HAYDİ 2012

Küçükken her yılbaşında gelecek yıl neleri daha iyi yapacağıma dair düşüncelerim olurdu.

Bu yıl değişik duygular içindeyim. Her nedense (demeyeceğim çünkü nedenini çok iyi biliyorum) yaşantımızı yönlendiren bazı kavramlara karşı büyük bir güven kaybı ve hayal kırıklığı yaşıyorum. Bunların arasında siyasiler, ekonomistler, din adamları, hukuk, asker, sağlık düzeni, eğitim düzeni gibi temel kavramların tümü bence geçtiğimiz yılı fiyaskoyla bitirdiler.

Göz göre göre hatalı kararlar verip sonra da inatla iş patlama noktasına gelene kadar arkasında durmaya çalıştılar. Kamuoyunun baskısına dayanamayıp geri çark ettiler, utanmadan yeni ve bir öncekiyle çelişen kararlar verip sözde kahraman olmaya çalıştılar. Nereden baksanız 2011 nefretle unutulmaya ve sadece ders almak için hatırlanamaya değecek bir yıl olarak heba oldu gitti.

Dünya ülkelerini yöneten siyasiler seks skandallarından rüşvete, bilgi sızdırmaktan sahteciliğe kadar birçok rezillikle seneyi kapatırken en şerefli ve sözde dürüst olması gereken spor camiası da şike ve teşvik primi skandallarıyla sarsıldı.

Spor kulüplerini yöneten ülkenin önemli holdinglerinin sahipleri kendilerinin düzenleyip yürürlüğe soktukları yasayı altı ay sonra değiştirmeye çalışarak utanacak duruma düştüler. Onların hazırladığı yasayı meclisten geçiren milletvekilleri de altı ay sonra aynı yasaları kaldırmak için toplu halde oy vererek kendilerinin ne kadar güvenilmez olduklarını ispat ettiler.

Bu yazının yazıldığı günün bir gece öncesinde oynanan bir futbol maçında ev sahibi takımın yöneticileri karşı takım gol atınca sevinen üç kadın seyirciyi stat dışına çıkartarak örnek (!) bir davranış sergilediler. Din, iman, etik, örf, saygı, efendilik, ağabeylik yüzü kızararak yerlerde süründü.

Güney Kıbrıs takımıyla voleybol Avrupa Kupası maçını oynayan temsilcimiz da maçı kazanınca Rum seyirciler sahaya çöp bidonlarını atarak kaybeden takımlarını kutladılar !!!

Dünya nereye gidiyor. Biz çocuklarımıza doğruları öğretmeye çalışırken diğer taraftan medyada çıkan haberlerle insanların tam olması gerekenin tersi davranmasını nasıl açıklayabiliriz?

Gene de yeni bir yıl başlıyor. En azından evimizde alnımız açık, başımız dik olalım. Etrafımıza pozitif düşünceler yayalım.

Basın dünyasında artık hak ettiği yeri almış olan Bodrum Gündem gazetesinin gururlu bir yazarı olarak 2012 yılında her şeye rağmen bardağın dolu tarafını bulmaya çalışmanızı diliyorum.

Bu yazı 27.12.2011 tarihinde www.bodrumgundem.com web sitesinde ve aynı gün Bodrum Gündem Gazetesi 33. sayısında yayımlanmıştır.

Reklamlar