UMUT UYKUSU

Umt Kavramı Bütün Duyguların En Tehlikelisidir

Teknik Üniversiteye giriş kurslarında tanışmıştım Leonardoyla. Leonardo Fibonacci, (Pisalı Leonardo) 1100’lü yılların sonunda yaşamış ve inanılmaz bir matematik dizisini keşfetmiş olan İtalyan dahisiydi. Matematik tarihinde “Fibonacci dizisi” olarak anılan sayılar 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55…. şeklinde devam eder ve sonsuza kadar gider. Düz olarak okunduğunda insana  hiç bir anlam ifade etmeyen bu sayılar birbirleriyle oranlandığında şaşmaz bir düzen ortaya çıkar: “her sayı kendisinden önce gelen iki sayının toplamıdır”. Ortada müthiş bir şablon vardır ama normal insan gözü bunu algılayamaz. Bu algoritma günlük hayatımızda kaderimizi çizen bir olgunun sadece matematik dilindeki açıklamasıdır.

Geçmişini analitik bakışla inceleyen bir insan Fibonacci Dizisinde olduğu gibi başına gelen  olayların bir öncekilerle bağlantısını bulabilir. Belki de biraz daha düşünme hücrelerimizi zorlarsak bundan sonra gelecek olan sayıyı / olayı da bulabiliriz. İşte tam bu noktada ne yazık ki insan oğlunun düşünce mekanizması farklı bir şekilde çalışmaya başlar. Başarılı olanlarımız kibirlenerek yoluna devam ederken başarısız olanlarımız “umutlanmaya” çalışır. Elinde ileriyi anlamasına yardımcı olan bir algoritma olmasına rağmen bir şeylere umut bağlamak aslında çaresiz kalmak anlamındadır. Hayat matematiğinde umut kelimesine yer yoktur. Umut genellikle maç kaybedildikten sonra rövanş için kullanılan zavallı bir kelimedir.

Ülkemizdeki umut bağladığımız şahsiyetlere bakarsanız ne demek istediğimi tam olarak görebilirsiniz. Siz gerçekten onların bir şeyleri değiştirebileceğine inanıyor musunuz?

Tarihçiler iyi bilirler, bu millet en umutsuz zamanlarında efsaneler yazmış ve başını dik tutmuştur. Mantık Felsefesi ilmine göre bu durumda bir an önce umutsuzluğa düşsek sanki daha çabuk işin içinden çıkacakmışız gibi bir sonuç çıkıyor.

Genellikle umutlar suya düşünce gündem değiştirip yeni konularda umut kapıları açarak bir toplumu uzun süre uyutmak mümkündür. Yakın geçmişimize bakarak bunu doğrulayacak bir çok manevra görebilirsiniz. Bir önceki paragraftaki hale düşmeyelim diye şu anda bizlere uygulanan budur.

Kısaca “umut” kavramının bu günkü hayatımızda kapladığı yere bakacak olursak bütün duyguların en tehlikelisi olduğunu itiraf edebiliriz ama biz Pisa’lı Fibonacci’ye göre elimizdeki sayının tam olarak bir öncekilerin toplamı olmadığını er geç anlayacağız.

Önemli soru bunun ne zaman ve kimler tarafından fark edileceği. Umut uykusundan uyananlar torunlarımız mı olacak onların torunları mı?

Bu Makale 14.11.2011 tarihinde www.bodrumgundem.com gazetesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar