12 Nisan 2011 tarihinde Bodrum Gündem Gazetesinde yayımlanan yazımda “15 Nisan’dan Sonra Paranızı Sıkı Tutun” diye yazmıştım. Çünkü o tarihten itibaren Merkez Bankası bankalardaki munzam karşılıkların artırılmasını şart koşmuştu. Bu da bankaların kredi musluklarını kısacağı anlamına geliyordu.

Dün ajanslara düşen bir haberle işlem tamamlandı. Merkez Bankasından sonra BDDK da Nisan 2010–Nisan 2011 dönemi esas alındığında, ihtiyaç kredileri ile diğer tüketici kredilerinde 23,1 milyar lira (yüzde 47) düzeyinde bir artış olduğunun görüldüğü gerekçesiyle kredi karşılık oranlarının artırılmasına karar verdi.

Bu bankaların tüketici kredisi kullandırma şartlarını ağırlaştırmalar anlamına geliyor. Aksi takdirde bankaların büyük miktarlarda sermaye artırımına gitmeleri gerekiyor ki şu günlerde bu pek mümkün değil.

Şimdilik bu kemer sıkma politikası konut ve taşıt kredilerine yansıtılmıyor. Yolunda giden inşaat pazarı ve otomotiv sektörü baltalanmak istenmediği için kısa sürede bu sektörlerde bir değişiklik beklenmiyor. Umarım bu sektörlere dokunmazlar. Büyük hata olur.

Krediler konusunda dikkati çeken bir nokta daha var. Söz konusu genel karşılık oranlarının artırılmasına bağlı olarak bankalar açısından oluşabilecek rekabet dezavantajı göz önünde bulundurularak, bahse konu yaklaşım finansman şirketlerine de uygulanacak. Yani artık tüketici kredisi almak her yönüyle zorlaşıyor.

Sonunda olan gene vatandaşa oluyor. Yükü taşıyan, zorlanan hep aynı kişiler. Çalışanlar, vergi ödeyenler, zar zor geçinenler.

Çok merak ediyorum. 3. çeyreğin sonunda bankalar kaç milyar kar açıklayacaklar…

Bu yorum 21.06.2011 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar