Hızlı büyüme gösteren firmalarda en önemli tehlikelerden biri bölümler arasındaki iletişim kopukluğu olmaktadır.

Firmanın satın alım bölümü ile imalatı, pazarlaması ile halkla ilişkileri birbirinden kopuksa kısa süre içinde zarar getiren olaylar zinciri başlar. Bunu çözmek için problemin çıkış noktasını bulmak gerekir ki zaten en zor olanı da budur. Önemli olan büyüme sırasında uzman kadrolarla çalışıp bütün ünitelerin koordine bir şekilde çalışarak büyümeyi sağlamaktır.

Devlet idaresi de buna benzer ama burada pazarlama, satın alma gibi ticari departmanlar yerine sosyal hayatı kontrol altında tutabilmeye sağlayan bölümler vardır.

Ülkemizde bunlar gerektiği gibi çalışmamaktadır. Halkın problemleri Ankara’daki hassas noktalara ulaşamamakta, sorunları çözmesi gereken devlet departmanları problemlerden bihaber çalışmaya çalışmaktadırlar.

Geçen hafta bunun çok güzel bir örneğini kurt siyasetçi Kamer Genç ortaya döktü. Tunceli’de mağdur durumdaki vatandaşların seslerini duyamayan devletin kapısının önünde bir şov düzenledi, işe medya da karışınca devlet yarım gün içinde bölgeye yüklü bir para transferi gerçekleştirdi.

Bütün başı sıkışanlara tavsiye ederiz (!), Kamer Genç gibi usta bir aktör bulun, devlet hemen sizi duyacak ve dikkate alacaktır. Bunun ne kadar trajikomik olduğu ortadadır. Anladık, ağlamayana mama vermezler ama bu kadarı da biraz vurdum duymazlık olmuyor mu?

Sahip olduğumuz coğrafya gereği her bölgede farklı sorunlar ön plana çıkarken devletin bunların çoğunu duyamaması bir iletişim sorunudur. Aslında gerekli sistem kuruludur ama çalışanlar her halde problemlerin fazlalığından işe yetişememekte ve halk kendini sahipsiz hissetmektedir. Dikkatinizi çekmek isterim siyasi gerekçelerle problemleri görmezden gelindiğini düşünmek bile istemiyorum. Bu ayırımcılığa girer ki bizim literatürümüzde yeri olmamalıdır.

İşin en kötü tarafı yıllardır “Ankara’da adamın yoksa işini yürütemezsin” anlayışı artık gençlerimiz için bile bir temel bilgi haline gelmiştir. Bu ne eşitliğe, ne sosyal etiğe ne de insan haklarına uymaz.

Devlet kademeleri halkı daha hassas bir şekilde dinlemeli, insanlar sokağa dökülmeden önce gerekli hareketler yapılmalıdır. Aksi takdirde Kamer bey her gün başka bir bakanlığın önünde fazla mesai yapmak zorunda kalacaktır. 

Bu yazı 1 Ağustos 2010 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar