Yunanistanın içine düştüğü finansal kriz diğer Akdeniz ülkelerine de sıçrayacak gibi gözüküyor.

AB’nin zengin ağabeyleri çok geç olmadan Yunanistan’a yardım edeceklerdir mutlaka ama bunun ne demek olduğunu bilirsiniz. Borcu borçla ödemek ekonomi dünyasında eğik düzleme girmek ve hep yokuş aşağı gitmek anlamına gelir. Artık frenler de tutmaz. Ülkenin gelirlerini arttıracak radikal kararlar vermesi gerekir.

Ege çanağındaki turizm rakibimiz olan Yunanistan’ın bu krizden çıkmasının en olası çaresi ülke bütçesinde büyük yer tutan turizm gelirini arttırmasıdır. Global kriz sonrasında düşen turist sayısı dolayısıyla önümüzdeki sezona pek de iyimser bakılmadığını biliyoruz. Buna karşılık Yunanistan için yapılacak tek şey fiyatları radikal bir şekilde düşürüp turistin büyük kısmını ülkeye çekmeye çalışmaktır.

İşte tam burada bizim önümüze bir fırsat çıkıyor. Tabii iyi değerlendirebilirsek. O fırsat ta yıllardır düşünüp de yapamadığımız gibi kaliteli turiste yönelmektir. Yunanistan’la rekabete girerek fiyatlarımızı daha düşürerek kendimizi öldürmek yerine kalitemizi yükselterek daha üst seviye turist guruplarına geçiş yapmalıyız.

Ucuz turizm pazarlamasında Yunanistan ile rekabet yapma şansımız çok azdır. Avrupa pazarında onlar bizden çok daha organizedirler ve yıllardır Avrupalı turist Yunanistan’daki destinasyonları duyarak, görerek ezberlemiştir.

Bizim için durum aynı değildir. Avrupalı turiste daha Bodrum’u, Marmaris’i ezberletemedik. Onlar geçen birkaç sene içindeki çabalarla ancak Antalya’yı algıladılar. Sıradan bir Alman vatandaşına Bodrum’un nerede olduğunu sorsanız bilmez. Bunun için de muhtemelen önümüzdeki yıl iflası önlemek için ucuz turist pazarına çıkacak olan Yunanistan ile rekabet edebilmemiz mümkün değildir.

Buna benzer bir olayı yıllar önce başka bir sektörde Almanya’da yaşadım. Türk deri imalatçıları yıllarca Avrupa pazarını ele geçirmiş giderken birden bire Pakistan devreye girdi ve piyasayı bizim yarı fiyatımıza deri konfeksiyonla boğdu. İşi zamanında fark eden Türk deri imalatçıları markalaştılar, model ürettiler ve bir üst segmente geçerek ucuz Pakistan malı ile rekabet yapmayıp kaliteli ürün imajını yarattılar. O kadar başarılı oldular ki, kaliteli İtalyan deri konfeksiyonu ile rekabete başladılar ve bu işten para kazandılar.

Turizmciler için kaliteye geçiş zamanıdır. Önce en küçük ünitemiz olan tesislerimizden başlayıp, yenileme ve kaliteyi yükseltme işlemine başlamak zorundayız. Tesislerle aynı paralelde hizmet kalitesini de arttırmalı ve işi çevreye, çarşıya, taksi-minibüs şöförüne kadar detaylandırarak planlamalıyız. Bu aşamada bütün resmi ve özel birimlerin koordineli olarak çalışması ve yatırım yapması gerekmektedir. Bu yatırım çok kısa sürede kaliteli turistle geri gelecektir.

Bu güne kadar kaliteye yönelmekte geciken ve gereken değeri vermekten kaçınan yöneticilerin eğitim bütçelerini ciddi bir şekilde yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir.

Bu Sektörel Yorum 15 Şubat 2010 tarihinde www.bodrumgundem.com sitesinde yayımlanmıştır.

Reklamlar