Sağlık sektörü, turizm sektörü ile gücünü birleştirerek Türkiye ekonomisinde kısa sürede büyük bir potansiyele sahip olacak.

Uzmanlar bir-iki yıl içinde Türkiye’de milyarlarca dolarlık yatırımlarla 300’den fazla özel hastane ve buna uygun donatılmış oteller açılacağını belirtiyor.

Hızla gelişen özel sağlık sektöründe ihtisas hastaneleri ve yabancı yatırımlar dikkat çekiyor. Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen sağlık grupları, genel hastane ve ihtisas hastaneleri yatırımları ile bazı alanlarda uzmanlaşıyorlar.

İhtisas hastanesi olarak çalışmalarını sürdüren kuruluşlar turizm sektörü ile ana işlerini birleştirerek yeni bir sektör yarattılar. İhtisas hastaneleri bir alanda kazandıkları rekabet gücüyle, sadece Türkiye’yi değil, komşu ülke vatandaşları başta olmak üzere Avrupa’daki hastaları Türkiye’ye getirmeyi hedefliyor. İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir gibi büyük kentlerde üst üste kurulan ihtisas hastaneleri Türkiye’yi dünya sağlık turizminin merkezine çekerken, yabancı sermayenin Türkiye’ye bu yöndeki yaklaşımı seyir değiştiriyor. Bodrum bu rüzgara ayak uydurabilirse yaz turizminin üç aylık kısa periyodundan kendini kurtararak daha uzun sürelere yayılmış bir turizm potansiyeli yaratabilir.

Balkanlar ve Orta Doğuda tek olabiliriz

Dünyada bir çok turizm kenti ekonomisini sağlık turizmi üzerine kuruyor. Türkiye ve İstanbul da tarzın başarılı örnekleri arasında. Ülkemizde de büyük kentlerde sağlık turizmine yönelik ciddi yapılandırmalar gerçekleşiyor.Üstelik ülkemizin bir çok bölgesi  hem medikal hem de termal sağlık turizminde oldukça iddialı.

Açık kalp cerrahisi, organ nakli, eklem protez ameliyatları, plastik-estetik ameliyatlar ve görme kusuru düzeltme ameliyatları oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştiriliyor Türkiye’de. üniversite hastanelerimizin ve bazı özel hastanelerimizin sahip olduğu standartlarla, hekimlerimiz Avrupa’daki hatta Amerika’daki eşdeğerleriyle boy ölçüşüyor.

Sağlık Turizmine yatırımlar artacak

Bu amaçla başlayan “Sağlık Turizmi” AB standartlarında hizmet veren hastaneler ve çevresinde bu amaçla donatılmış olan turistik tesislerle büyük bir atılım yapmaya hazırlanıyor. Yetkililerin beyanına göre üluslar arası akreditasyon sahibi hastane sayımızda büyük bir artış bekleniyor. Türkiye’nin Ortadoğu’da, Avrupa’da ciddi bir referans merkezi olabileceğine kesin gözüyle bakan sağlık sektörü AB’ye uyum zorunluluğu ve Genel Sağlık Sigortası’nın özel sektörü kamu hastalarına açmasıyla özel yatırımcılar alanlarını genişletecek.
Güney komşularımız için ilk alternatifiz

Özellikle 11 Eylül’den sonraki gelişmelerle birlikte sağlık hizmeti almak için Müslüman Türkiye’yi seçen zengin Arap ülkeleri sektöre ivme kazandırdı. ABD’den vize almakta zorlanan Arap dünyası yüzünü Türkiye’ye çevirince yatırımcılar bu yeni sektöre ilgi göstermeye başladı.

Bahreyn, Kuveyt, Katar, Dubai, Suudi Arabistan hem sağlık hizmeti alabilmek için gelen hastalarıyla hem de bu alanda yatırım yapmak isteyen işadamlarıyla Türkiye’yi ve öncelikle İstanbul’u seçiyor. Araplar yurtdışında kurmak istedikleri hastaneler için öncelikli ülkeler arasında Türkiye’yi görüyor. Sektör Arap sermayesiyle kurulacak hastane sayısının 200 civarında olduğunu tahmin ediyor.

Bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekiyor. Bodrum’da otellerini bu kapsamda donatabilecek bütün işletmecilerin çok çabuk karar vermesi ve harekete geçmesi gerekiyor.

Fırsatı gene güney illrimize kaptırırsak sonra arkasından çok üzülürüz.

Hem fiyatlarımız uygun, hem de hizmetimiz birinci sınıf

Geleneksel Türk misafirperverliği özellikle güney komşularımız tarafından iyi bilinir. Eğer fiyatlarımızı “aman, bir fırsat bulduk” diye abartmazsak piyasada önemli bir yer almamız mümkündür.

Bu arada Acabadem, Medicana ve Universal gibi grupların yeni tesis yatırımları hızla devam ediyor. Arap yatırımcılar, Türkiye’de yerli ortaklar bulup yatırım yapma peşinde.
Sektör Türkiye’ye sağlık turizmi için gelen 200 bin kişi sayısının katlanarak artmasını bekliyor. Bu beklenti içinde şüphesiz, AB ülkelerinde sağlık hizmeti alınırken yaşanan uzun bekleme süreleri ve alınan sağlık hizmetinin memnuniyet yaratmayan sonuçları da var. Gelişmiş ülkelerde tedavi edici sağlık hizmetlerinin fazla pahalı olması, sağlık sistemlerinin eskimesi de Türkiye’yi avantajlı konuma sokuyor.

Sektörün toplam hacmi 100 milyon dolar

Türkiye’de 236 özel hastaneyi temsil eden Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği ile Sağlık Bakanlığının koordineli olarak kurduğu Türk Sağlık Turizmi Grubu dünyada 100 milyar dolara ulaşan sağlık turizminden Türkiye’nin daha büyük pay alması için çalışacak.

Bu arada Türkiye’de sağlık turizmi hizmeti veren A sınıf hastaneler, SPA ve termal merkezler aynı çatı altında toplanarak güç birliği sağlıyorlar. ICC-Türkiye Uluslararası Ortak Bilinç Ajansı AŞ. çatısı altında toplamaya başlayan sağlık merkezleri “Health Tourism Turkey” sloganıyla uluslararası fuarlarda tanıtım çalışmalarına başladılar.
ICC-Türkiye; yurt dışı hasta kabulünde A sınıfı hastanelerin yanı sıra Türkiye’deki SPA ve termal merkezlerinin önemine dikkat çekerek, birlikte hareketle başarı yakalamayı amaçlıyor.

Tanıtım şart

Sektörel fuarlarda tanıtım yapılarak dünyaya varlıüımızı belitmeliyiz. Bunun için profesyonel kurumlardan destek almak ve Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Tanıtma Genel Müdürlüğünün katkısını sağlamak gerekiyor.

Bodrum bu konuda büyük bir avantaj sahibi. Çünkü Bodrum’u çok seven ve problemlerini yakından tanıyan bir kişi olan eski Bodrum Kaymakamı Sayın Cumhur Güven Taşbaş bu kurumun başında bulunuyor. Mümkün olan bütün desteği severek sağlayacağından şüphemiz yok.

 
Yatırımlar AB şartlarına uymalı

Bu arada Türkiye’nin bir avantajı da AB müktesebatı çerçevesinde sağlık konusunda uygulamaya soktuğu yenilikler. Hastane yatırımları artacak, hekimlere serbest çalışma hakkı verilecek. İlaç sektörünün de dönüşmesi gerekecek.
Sektör temsilcilerine göre her iki alandaki uyum hastanecilik ve ilaç sektöründe yatırımları artıracak. AB ile müzakerelerde doğrudan ilgili olmasa da ilaç ve tıbbi cihazları da kapsamına alacak olan “malların serbest dolaşımı”, sağlık sigortacılığını ele alan “hizmetlerin serbest dolaşımı”, sağlık profesyonellerini veya hastaları etkileyen “kişilerin serbest dolaşımı” ve hastane yatırımlarını yönlendirecek “sermayenin serbest dolaşımı” konuları gündeme gelecek.
Böylece AB vatandaşlarının; Türkiye’deki pek çok hastane ve tıp merkezinde verilen sağlık hizmeti düzeyinin Avrupa’nın pek çok ülkesinden daha ileride olduğunu görmeleri de kolaylaşacak.

Göz sağlığı turizminde de cazip ülke

Sağlık turizminin gelişmesiyle birlikte yatırımlar hız kazandı. Özellikle lazer ile göz ameliyatlarına yabancıların ilgi göstermesiyle birçok göz hastanesi de Akdeniz ve Ege’de yeni projelere başladı.
20 bini aşkın yabancı hasta Türkiye’de göz ameliyatı olup özel sağlık kuruluşları ve tur acentelerinin hazırladığı paket programlarla beş yıldızlı tatil yapıyor.
turistlere paket programlar hazırlayan seyahat acenteleri ve sağlık kuruluşları özel araç, boğaz turu, rehber ve 5 yıldızlı otelde konaklama hizmeti sunuyor.
Avrupa ve Amerika’da 3 bin dolardan başlayan lazer ameliyatlarının fiyatı Türkiye’de 500 Euro ile 700 Euro arasında değişiyor. Paket programlar ise tur acenteleri ve kuruluşların hizmet ağına göre ücretlendiriliyor.
Lazer ile göz ameliyatlarının yaygınlaşması ve yabancıların da Türkiye’yi tercih etmesi nedeniyle birçok göz hastanesi de yeni yatırımlar için düğmeye basıyor. 200 milyon dolara yaklaşan göz hastanesi yatırımları son zamanlarda ise Akdeniz ve Ege’ye kayıyor.

Kısırlık tedavisi için de geliyorlar

Türkiye, sağlık turizmi çerçevesinde kısırlık tedavisinde de yurtdışına açılıyor. Türkiye kısırlık, tüp bebek ve yüksek gebelik oranlarıyla dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alıyor. Avrupa’da özellikle tüp bebek konusunda tedavi bekleme sıralarının aşırı derecede uzaması, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde özel tedavinin az olması nedeniyle hastalar 1 yıl bile beklemek zorunda kalabiliyor.
Yabancı hastaların Türkiye’ye geldiği andan itibaren konaklamaya kadar tüm ihtiyaçlarını karşılanıyor.

Türkiye’nin sağlık avantajları 

Medyada yayınlanan makalelerden toparladığım kadarıyla aşağıdaki avantajlar ülkemiz için büyük bir artı oluşturuyor.

• Fiyatlar AB ve ABD’nin çok altında
• Doktor kalitesi çok yüksek
• Hastanelerin yatak kapasitesi yeterli
• Teknik donanımları üst düzeyde
• Hastaneler otel kadar konforlu
• Batı ile entegre bir Müslüman ülke
• Özel hastanelerde tercüman hizmeti var
• Avrasya ülkelerine coğrafi olarak yakın
• Bölge ile sosyal, kültürel yakınlığı var
• AB’ye giriş sürecinin başlaması önemli

Bu makale 5 Kasım 2009 tarihinde www.bodrumgündem.com sitesinde yayımlandı.

Reklamlar