İstanbul’un denize kıyısı olan her semtinde deniz kenarında olta atmış balık bekleyenler görülür. Onların hemen yakınında da mutlaka bir oltacı vardır. Gerekli her türlü teçhizatı onlardan alabilirsiniz. Hatta kıyı balıkçılığı hakkında hiç bilginiz yoksa bile oltacılar size o gün için gerekli olan hazır olta, çapari, yem veya zoka, kaşık, çarpma, kısacası neye ihtiyacınız olacaksa hazırlarlar.

Geriye sadece “rastgele” deyip oltayı denize sallamanız ve şansınıza güvenmeniz gerekir. Rastgele, İstanbul balıkçılarının birbirlerine çok anlamlı şans dileme sözcüğüdür. Hem denizde başına tatsız bir olay gelmemesi anlamını taşır, hem de bol balık yakalamak için şansının açık olmasını diler.

Balıkçıların çoğu başlarından geçenleri anlatırken şansa pek yer vermezler, daha çok bilgi ve engin (!) tecrübeleri ile ne kadar başarılı olduklarını anlatırlar.

Bir de meşhur “kaçan balık büyük olur” hikayesi vardır. Gerçekten de öyledir, çünkü balığı çekerken sudaki kırılma balığı olduğundan daha büyük gösterir. Bundan dolayı yakalanan avı kıyıya veya sandala almadan önceki heyecan büyüktür. Balıkçılığın tadı da buradadır. Daha sonra olayı biraz abartarak anlatmanın da kimseye zararı dokunmaz!
Mevsimine, hatta gününe göre kıyıdan yakalanan balık cinslerinde değişiklikler olabilir.

Kıyıdaki amatörlerin şansına bazı günler İstavrit’ten başka bir balık oltaya vurmazken, bazı günler Çinekop, Uskumru, Palamut hatta çok şanslıysanız Kefal bile çıkabilir. Kıyıdan olta sallamayı profesyonellik derecesine taşıyan devamlı balıkçılar da vardır. Onları kılık kıyafetlerinden ve beraberlerinde taşıdıkları, tabure, kova, şemsiye, muşamba gibi teçhizattan tanıyabilirsiniz.

59-oltaci-web

Resim: Oltacı (Fotoğraf: Erdal Günsel)

60-kiyida-uskudar-balikcilar-web

Resim: Üsküdar Kıyısında balıkçılar (Fotoğraf: Erdal Günsel)

61-kandillide-balikcilar-web

Resim: Kandillide balıkçılar (Fotoğraf: Erdal Günsel)

62-kopru-balikcilari1-web

Resim: Galata Köprüsünde balıkçılar (Fotoğraf: Erdal Günsel)

63-kiyi-kopru-web

Resim: Köprüdeki balıkçıların alttan görünüşü (Fotoğraf: Erdal Günsel)

64-balikci-gun-sonu-web

Resim: Gün batarken son şansını deneyen balıkçılar (Fotoğraf: Erdal Günsel)

 

Bodrum’a taşındıktan sonra balık konusunda hayal kırıklığı yaşadık. Bizim alıştığımız Karadeniz ve Boğaz balığı yerine Çipura ve Levrek bolluğu vardı. Çoğu da kültür balığı olduğu için tadını sevemedik. Ancak Kalamar ve Ahtapot bu eksikliği telafi eder gibi oldu. Levreği kağıtta, Çipurayı da kömür ateşinde yaparak tadını almaya çalıştık. Ama hiç midye olmaması büyük eksiklikti, onun için her İstanbul seyahatimizde mutlaka meşhur Kireçburnu Fırını’nın yanındaki Midye Tavacıya gider hasret gideririz. Balığa hasret özellikle Ankara’da yapılan milli takım kamplarında hissedilirdi.

Reklamlar