Ben Torikten büyük balık yakalamadım. Galatasaray Kürek Takımından ekip arkadaşım Mehmet Ayata’nın babası İbrahim Ayata, yanında Vaniköy’den Hüseyin Amca ile beraber Hayırsızada açıklarında 22 kulaç dipten o tarihlerde yakalanan en büyük Orkinos’u sandala çekmişler. Çelik oltalı ve Palamut yemiyle yakaladıkları 540 kiloluk balığı kilosu 1.25 kuruştan satmışlar. Resmin arkasındaki tarih: 5.2.1955. (Bilgileri resmin arkasında yazılı olduğu gibi aynen aktardım.)

 

38-web39-orkinos2-web
Resimler: Siyah gemici kasketli Vaniköy’den Hüseyin Amca, yün bereli reis İbrahim Ayata. (Fotoğraf Mehmet Ayata arşivinden.)

Ayatalar, daha sonraki yıllarda da Vaniköy Dolapaltı koyunda da birkaç Orkinos yakalamışlar.

Gene Galatasaray Kürek Takımından ekip arkadaşım Erdal Günsel’in hatırladıkları arasında da bir Orkinos anısı var: “1964 yılında Paşabahçe-Beykoz parkurunda yapılacak olan kürek yarışı için adadan Varan motoru ile hareket edilir ve Beykoz Kulübü önüne yanaşılır. Saat 14.00 sıralarında Beykoz Dalyanı’nda hareketlenme olur. Adadan beraber getirdikleri Necati’nin takip motoru ile birkaç arkadaş Dalyan’a giderler. Gerçekten de en küçüğü tahminen 80-100 kilo olabilecek 8-10 adet Orkinos Dalyan’ın içindedir. Balıkçılar bir kısmı denize girerek, bir kısmı Alamanalarla etrafını çevirerek kakıçlarla balıkları yakalayarak çekerler.”

Mehmet, bir gece amcası Salih Ayata ile birlikte 120 çift Palamut tuttuklarını anlatmıştı. O zamanlar Palamutlar çift olarak sayılırdı.

Istrongiloz diye (Boğaz’da neredeyse nesli tükenmiş) bir balık tuttuklarını da anlatırlardı.
Bir kırgın zamanında da Ayata’lar, Orkinos resminde görülen sandalı küpeştelerine (taraklamasına) kadar İstavrit ile doldurup balık haline götürüp tümünü 250 liraya satmışlar.

Zaten İstavrit Boğaz’ın en vefakar balığıdır. Hiç balık olmadığı zamanlarda bile İstavrit hep vardır ama o tarihler bolluk zamanlarıydı.

Aşırı avlanma, batan gemilerin yarattığı kirlilik v.s. balık neslinde azalmaya ve midye yataklarının çürümesine sebep oldu.

Reklamlar