DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE KÜREK (09,04,1997)

Atlanta Olimpiyatlarında Sekiz Tek finalinde Hollanda, Almanya ve Rusya önünde birinci gelirken.

DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE KÜREK (09,04,1997)

 

Sağlıklı bir karşılaştırma yapabilmek için konuya üç ayrı yönden bakmak gerekir:

1-     Olimpiyat ve Dünya Şampiyonaları gibi 1. sınıf yarışlarda Türkiye’nin dünyada yeri yok. Bunu anlamak için sadece 96 Olimpiyatlarına bakmamız yeterli. Olimpiyatlar öncesi yapılan elemeler sonunda 45 ülkeden kürekçiler Atlanta vizesini aldılar. Türkiye bunların yakınına bile yaklaşamadı. Hiçbir ekibimiz barajları aşamadı. Atlanta’da yarışan 45 memleketten ise sadece 16 tanesi madalya alabildi. 8 ülke finallerde 4., 5. ve 6. olabildi. 21 ülke finale bile kalamadı. Bu kadar sert geçen yarışlarda eskisi gibi doğu blokunun üstünlüğünün kalmaması, Avustralya, Kanada, İsviçre gibi ülkelerin madalya kazanmaları bilimsel çalışmanın zaferi olarak nitelendirildi.

2-     Uluslar arası yarışlarda final çekebilecek ekipler ülkemizden her sene çıkmakta fakat bir sonraki sene rakiplerimiz bizi daha farklı geçmektedirler. Uluslar arası düzeyde tecrübeli antrenör yokluğu bizi senelerdir gerilemeye mahkum etmiştir.

3-     Teknik yönden bu kadar başarısız ve ümitsiz gözüken tablo idari yönden tatmin edici neticelerle doludur. 60’lı, 70’li yıllarda senelerce Federasyon Başkanlığı yapan rahmetli Eftal Nogan doğu blokunun dev yapılı sporcularına karşı “Hafif Kilo” kategorisinin uluslar arası yarışlarda kabulü için FISA’da çok emek vermiş ve sonunda kabul ettirmiştir. Geçen dönemde başkanlık yapan Nihat Usta da hem 1999 Ümitler Dünya Kupasının Türkiye’de yapılmasına karar aldırmış hem de Türkiye’nin FISA’da 1 değil 3 oyla temsil edilmesini sağlamıştır. Bu başarılar yoğun lobi çalışmaları, projeler ve birebir ilişkilerle olmuştur.

 

Bütün bunların dışında bir de Dünya’nın bizi nasıl gördüğü önemlidir. Alman Olimpiyat Komitesi şeref başkanı Dr. Klaus Hess’in bu konudaki görüşünü aktarmak isterim: “Az gelişmiş ülkelerde küreğin gelişmesi tamamen bilgi ve tekniğin bir araya programlı bir şekilde getirilmesi ile mümkündür. Bunu gerçekleştiremeyen ülkelerin burada (olimpiyatları kastediyor) işi yoktur. Nitekim Hafif Kilolarda katılmasını beklediğimiz ülkelerin çoğu barajı aşıp buraya gelememiştir”. (Burada bizi kastediyor herhalde). Kürek sporu çokluğa dayalı bir spor değildir. Az ama iyi yetiştirilmiş, özel kabiliyetlere açık, ilerleme şansı çok olan bir spordur. Her tarafı denizlerle çevrili, gölleri, nehirleri çok müsait olan ülkemizde bunun gerçekleşebilmesi gerekir. Yeni federasyon’daki arkadaşlarımın teorik bilgi açısından hiçbir eksikleri yoktur. Geçmişten alınacak derslerle, aynı hataları tekrarlamadan ileriye gitmek zorundadırlar. Kürek kamuoyunun beklemeye tahammülü kalmadı. Başarıyı görmek istiyoruz. Acil başarılar diliyoruz!!! 

09,04,1997

Reklamlar