Başarının devam etmesini diliyoruz ama farklı görüşler de var.

Bu ikincilik bir olimpiyat yılı öncesi olsaydı çok daha değerli olacaktı. 2010 yılında düzenlediğimiz bu şampiyona şüphesiz ki Türk basketbolu için hem yönetim, hem organizasyon hem de sportif açıdan bir başarı hikayesidir. Bazı takımların as elemanlarının katılmamış olması, seyircinin büyük desteği gibi lehimize faktörler sporun doğasındaki işlerdir, bizim başarımızı gölgelemez, her yıl bu organizasyonu yapan ülkeler için de aynısı geçerli olacaktır.

Benim değinmek istediğim olay biraz farklı.

Takımdaki bazı çok önemli elemanlarımız 30 yaş sınırının üstünde. (Kerem Tunçeri, Kerem Gönlüm, Ömer Onan, Hidayet gibi.) Gelecek yıl yapılacak olan Avrupa Şampiyonasında bir yıl sonrasının Olimpiyat takımları seçilecek. 2 ülke işi garantileyecek, diğerleri de eleme turlarına katılmak zorunda kalacaklar yani Olimpiyat vizesi için ilk 2 şart. Yoksa ilk 6 yapmak ve elemelerden geçmek gerekiyor.

Bu işin çok zor olacağı şimdiden belli. Ülkemizdeki şampiyonaya katılmayan Fransa’dan Tony Parker, Slovenya’dan Lorbek kardeşler, İspanya’da Pau Gasol, Rusya’da Kirilenko gibi starlar daha şimdiden gelecek yılki Avrupa şampiyonasında forma giyeceklerini açıkladılar

Olimpiyatlar basketbol dünyası için çok önemlidir. Bütün bir sezon boyunca futbolun arkasında kalan basketbol, olimpiyatlarda (futbolun dahi önünde) en popüler takım sporudur ve bir basketbolcu için olimpiyat şampiyonu olmak en üst basamaktır. Onun için büyük yıldızlar kendilerini özellikle olimpiyat öncesi yıllarda yapılacak eleme fonksiyonlu şampiyonalara saklıyor ve takımlarını olimpiyata taşımaya çalışıyorlar.

Türk basketbolu gerçek sınavını gelecek yıl Litvanya’da verecektir. Coach Tanyeviçin bundan önceki 6 sene boyunca ortaya koyduğu başarısız karnesini bu yıl kazandığı gümüş madalya ile unutturamayacağını belirtmek isterim. Bu konuda federasyonun hisleriyle hareket etmeyip radikal bir karar alması gerekiyor.

Türkiye’nin gençlere daha çok yatırım yapmasını ve NBA kalitesinde daha fazla oyuncu yetiştirmeyi hedeflemesini diliyorum. Bu arada Bodrum gençliğinin de büyük hedefler hayal edebilmesini çok isterdim.

İki ay önce bu köşelerde Bodrum’daki salonların yeni basketbol kurallarına göre yeniden çizilmesi gerektiğini yazmıştım. Bu gün hala hiçbir salon hazır değil. Hayal kırıklığı… Yöneticiler umarım ne yaptıklarını biliyorlardır…

Reklamlar